Hosgeldiniz: Yusufiye
 İçindekiler
· Ana Sayfa
· Yazarlarımız
· Haberler
· Arama
· Arşiv
· Anket
· Güncel Konular
· Sitelerimiz
· Ülkücü Şehitler
 Başbuğ Albümü
 Yazarlarımız
· Recep Küçükizsiz
· Hasan İlter
· Lütfi Kirecçi
· Selim Çoraklı
· İlhami Erdoğan
· Oyhan Hasan Bıldırki
· Kenan Eroğlu
· Dr. Mehmet Güneş
· Muhittin Arar
· Dr. Turan Güven
· İhsan Kurt
· Ali Baykan
· Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu
· Dr. Özcan Yeniçeri
· Mustafa Köker
· Ahmet Er
· Dr. Yunus Zeyrek
· Dr. A. Bican Ercilasun
· Dr. Ahmet Turan Alkan
· Adnan İslamoğulları
· Abdurrahim Karakoç
· Dr. M. Niyazi Özdemir
· Remzi Çayır
· Nevzat Kösoğlu
· Ozan Arif
· Dr. Ali Koçak
· Ali Yaşar
 İHANET DOSYASI
 Ülkücü Şehitler
 
SEHPALARDA ZAFER VAR (Süleyman KALAYCI)

SEHPALARDA ZAFER VAR

-Cellatlar, Unutulmasın-

Biz, bir soylu topluluk, bir avuç kahraman
Umutlar derlerdik amansız kavgalardan.

Bizdik kan gölü sokaklarda kurşun yiyen!
Bizdik; maziden atiye Hakka yürüyen!



Derken namlularla çevrildi yollarımız,
Dalbudak salarken, kesildi kollarımız.

Evlerimiz basıldı yıkıldı ocaklar,
Eylüllerle geldi "apoletli" cellatlar.

Bir meydan savaşında er dilercesine,
Yiğitçe direndik tağutların zulmüne

Önce, MUSTAFA'm yürüdü cellada doğru,
Adı gibi yiğitti o Pehlivanoğlu.

İlk o yürüdü dimdik başıyla sehpaya,
Tekbirlerle yükselip, kavuştu Mevlaya.

Sonra CEVDET KARAKAŞ alıp abdestini,
Tevhid nidasıyla verdi son nefesini.

Titredi gök... Sarsıldı arz... Kanlı zulümden!..
ALLAH" dedi FİKRİ son nefesini verirken!...

Cellatlar doymadı kana, Kurban istedi.
Bir kanlı el çıkıp, CENGİZ'imi gösterdi.

Yürüdü CENGİZ BAKTEMUR, sehpaya... gamsız.
Hükmü has kalıp ALLAH'a... gitti pervasız !..

Sonra ALi BÜLENT atıldı ercesine
Tekbirler aldı, Bedir'e girercesine...

Kanlı zindanların soğuğunda son gece,
Namazını kılıp, yürüdü AHMET KERSE...

Bitişini görsün onda... Şu köhnemiş çağ!...
Yiğitçe çıktı sehpaya HALiL ESENDAĞ!...

Sonra fırladı SELÇUK, Halil'in ardından,
Şühedaya kanat çırptı aynı mekandan.

Böylece yollandı sekiz şehit Mevla'ya,
Yemin ettik o dem... intikamlar almaya!..

Sonra döndü zaman, ters-yüz oldu hesaplar
Kinleri öğüttü "ikbal"denilen çarklar

Hala hüküm sürmede zulmün mimarları
Hatırlayan yok... Zindanları, Çarmıhları!..

Hücreler, sehpalar, ölümler unutulmuş...
Dünkü yusufsoylular nefslere kul olmuş?...

Şimdi, acıların pençesinde şu ruhum
Kırbaçlanmış köle gibi, bitkin ve yorgun

Bir vebal gibi mazi... omuzlarımda yük!…
Bir azap yaşıyorum... kabuslardan büyük!..

Kaç zaman var ki, katledilmiş hayatların
"Adalet!..." diyen seslerini duymaktayım...

Her ses bir çığlık gönlümde... Çığlıklar isyan!
Her yerde bir iz var... 0 kanlı hatıradan!...

Her gördüğüm direkte sallanan bir ceset!...
Her devrilmiş tabure beynimde cinnet!...

Sanki her yer mezarlık sanki her yer zindan!..
Yetimler ağlıyor “KISAS” diye ardımdan!..Ah...

Duymasa kulağım, görmese gözlerim
Kısasta hayat var!..." Lakin bomboş ellerim

Bir ben miyim... Sokaklarda gezinen mecnun!..
Bir ben mi kaldım... İntikam gününe tutkun?!..

Hani... kanlı Eylüllerde vurgun yiyenler? ...
Hani... Zulümlere direnip devleşenler?...

Neredesiniz ey zindan arkadaşlarım?...
Şu sokaklarda neden... Yalnız başımayım?...

Hani... Zindanlarda cellatların yüzüne,
Tükürmüş, yeminler etmiştik ölümüne!...

Unutmak ölümdür dünü... unutmak zillet !...
Ey zafere doğan yiğit kalk ve kıyam et!

Fırlayıp mekanizmadan bir mermi gibi,
Vurun!... idamlara kalem kıran elleri!...

Vurun ki... Titresin cihan!... Anlasın ümmet;
Sehpalarda zafer var! Zindanda hürriyet!

Süleyman KALAYCI



 Login
Üye Adi

sifre

Hala hesabiniz yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayitli bir kullanici olarak, yorum ayarlari ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksiniz.
UNUTMAK TÜKENMEKTİR (Yusufiye Derneği Genel Merkezi)