Hosgeldiniz: Yusufiye
 İçindekiler
· Ana Sayfa
· Yazarlarımız
· Haberler
· Arama
· Arşiv
· Anket
· Güncel Konular
· Sitelerimiz
· Ülkücü Şehitler
 Başbuğ Albümü
 Yazarlarımız
· Recep Küçükizsiz
· Hasan İlter
· Lütfi Kirecçi
· Selim Çoraklı
· İlhami Erdoğan
· Oyhan Hasan Bıldırki
· Kenan Eroğlu
· Dr. Mehmet Güneş
· Muhittin Arar
· Dr. Turan Güven
· İhsan Kurt
· Ali Baykan
· Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu
· Dr. Özcan Yeniçeri
· Mustafa Köker
· Ahmet Er
· Dr. Yunus Zeyrek
· Dr. A. Bican Ercilasun
· Dr. Ahmet Turan Alkan
· Adnan İslamoğulları
· Abdurrahim Karakoç
· Dr. M. Niyazi Özdemir
· Remzi Çayır
· Nevzat Kösoğlu
· Ozan Arif
· Dr. Ali Koçak
· Ali Yaşar
 İHANET DOSYASI
 Ülkücü Şehitler
 
“AKP KURT KAPANINA GİRDİ” (Selim Çoraklı)

AKP Genel başkanı Başbakan Tayyip Erdoğan, “Kürt Açılımı” diyerek ortaya çıktığı tarihte (Ağustos 2009 sonları) bir yazı kaleme almış ve başlığını da “TAYYİP ERGENEKON’UN OYUNUNA MI GELİYOR?” diye koymuştum.



Yusufiye sitesinde yayınlanan bu yazımda özet olarak Başbakanın “Kürt açılımı” diyerek yola çıkmasının kendi iradesi ile olmayıp, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın “yapacağım” dediği açıklamaya hazırlıksız yakalanmamak için gündeme getirdiğini, Öcalan’ın Ergenekon mensubu olduğunun iddia edildiği bir dönemde yapılan ve MHP ile CHP’nin muhalefetine takılan bu açılımın başarılı olma şansının olmadığını vurgulamıştım.

Öcalan’ın istekleri, daha doğrusu adeta dikte ettirdiği emirleri(!)karşısında Kürt açılımı projesini (ortada proje falan yok ama!) ne kadar sürdüreceğini merak ettiğimizi belirtmiş, bu açılımın da başörtüsü gibi çözümsüzlüğe mahkum olduğunu delilleriyle izah ederken, “İnşallah ben yanılırım” demiştim. Aradan epey vakit geçti. Yaşananlar tam anlamıyla bizi doğrular mahiyette çıktı.

PKK önceleri adı “Kürt açılımı” olan, ancak AKP’nin içine düştüğü vartanın farkına vararak “Demokratik Açılım”a çevirdiği girişimler sonunda 34 PKK militanı ülkeye gelerek teslim olmuş; ancak bu olay tam anlamıyla bir PKK propagandasına dönüşmüştü. Bunun farkına varan ve ne gibi bir çıkmaza girdiğini gören Başbakan Erdoğan, süreci dondurduğunu söyleyerek meseleyi en az zararla atlatmanın yollarını aramaya başlamıştır.

İşte tam bu noktada açılımın önünü ve arkasını bilmeden tam destek veren ZAMAN gazetesi yazarlarından Mümtaz’er Türköne ilginç bir yazı kaleme aldı. “AKP Kurt Kapanına Girdi” başlığını taşıyan yazıda bu meseleye hazırlıksız yakalanan AKP’nin tam anlamıyla PKK tarafından tezgâhlanan bir kurt kapanına yakalandığını yazdı.

Yukarıda da izah ettiğim gibi AKP tam anlamıyla Ergenekon’un taşeronluğunu yapan PKK’nın oyununa gelmiş ve bugün içine düştüğü girdaptan nasıl çıkacağını bilemez hale gelmiştir. AKP’ye tavsiyemiz, “Zararın neresinden dönülürse kardır” anlayışı ile bu kurt kapanından kurtulması ve bir daha da gaza gelerek alt yapısı hazırlanmamış bu tür açılımlara girmemesidir.

Mümtaz’er Türköne’nin 27.10.2009 tarihinde ZAMAN gazetesinde kaleme aldığı yazısını aynen aktararak AKP’nin nasıl bir tezgâha geldiğini göstermek istiyorum:

AK Parti Kurt Kapanına Girdi

Kurt kapanı, kurtların avlanma şeklinden alınma bir savaş stratejisi, dolayısıyla bir politik strateji. En güçlü ve saldırgan olan kurt ava saldırır. Sonra güya karşısındakinden korkmuş gibi yaparak kaçmaya başlar. Av kaçan kurdun peşine takılır. Bu sefer çevredekiler daireyi kapatıp avı kapana sıkıştırır, kaçacak yer bırakmazlar.

AK Parti Kürt sorununu çözmek üzere başlattığı süreçle, PKK'nın barış çağrıları ile boşalttığı alanı doldurmaya başlamıştı. Sağdan ve soldan, yani MHP ve CHP'den gelen yıpratıcı saldırılara rağmen ilerlemeye devam etti. Kabul etmek gerekir ki bu ilerlemeyi mümkün kılan en önemli faktör, silah bırakmaya istekli PKK'ydı. 34 kişinin gösterişli tesliminden sonra, şimdi PKK kaçmayı bırakmış ve kovalamaya başlamış görünüyor. Hükümetin frene basması, Başbakan'ın "sil baştan yaparız" sözleri bu yüzden. Daire tamamlandı, AK Parti kurt kapanına girdi.

Dünkü Zaman'da Mehmet Yılmaz'ın "KCK, PKK'nın yerine mi geçiyor?" başlıklı önemli analizi, örgüt cephesinde ince hesapların yapıldığını gösteriyor. "Demokratik açılım" projesinin sahibi AK Parti. Açılım sürecinin, her biri tek başına bu süreci baltalayacak ve durduracak güce sahip dört ana aktörü var. MHP ve CHP sağ ve sol kanatları, PKK asıl cepheyi oluşturuyor; TSK ise ricat yolunu tutmuş durumda. Askerler AK Parti'yi bu sürece arkadan itti, PKK geri çekilerek AK Parti'ye ilerleyeceği alan bıraktı. CHP ve MHP ise iki tarafta AK Parti'nin ayağının kayıp düşmesi için zemini kaygan hale getiriyor.

Öcalan, İmralı'da avukatları aracılığıyla verdiği son mesajlarda 180 derecelik bir dönüşle doğrudan AK Parti'yi hedef alıyor. 34 kişinin gelip teslim olmalarının sembolik anlamlarından biri, Öcalan'ın PKK üzerindeki liderliğini pekiştirmeleri. Çünkü talimatı veren o. Öcalan bu sonuçtan AK Parti'ye, sürece ve kendisine yönelik abartılı sonuçlar çıkartıyor. Sürecin ağır yükünü sırtına alıp ilerleyen AK Parti'ye cepheden saldırıyor. Kendisini de CHP ile MHP'nin durduğu muhalefet mevzisine yerleştiriyor.

"Kurt kapanı" metaforu, "demokratik açılım"a siyasî rekabet perspektifi veriyor. Herkesin bir hesabı var. Dört ana aktör, hasım olarak gördüğü AK Parti ile hesabını göreceği bir fırsat yakalamış oluyor. Kürt sorunu üzerinden siyasî hesaplar görülüyor. Türkiye'nin en önemli sorunu olan Kürt sorunu çözülürken siyasî dengeler değişecek. Bütün aktörler bu durumun farkında ve hesapların ucu alabildiğine kışkırtıcı ve açık. Bu sürecin nihayetinde asker tekrar eski saltanat günlerine geri dönebilir. AK Parti hızla çözülebilir; CHP ve MHP siyasî boşluğu doldurabilir, hatta dışarıdan bir merkez-sağ parti de Meclis'teki yelpazeye dahil olabilir. PKK (artık onun legalleşmeye çalışan devamı KCK) Güneydoğu'nun tek patronu olabilir. Bu sıraladıklarımın her biri birbirini tamamlayan ve birlikte var olacak sonuçlar. Şiddetin yeniden halkı esir aldığı bu dönemin içinde asker devlet içindeki iktidarını pekiştirmiş, PKK Türkiye'yi bölünme noktasına getirmiş, MHP ve CHP de güçlenmiş olacaktır.


AK Parti'yi kapana kıstırarak hesaplarını görmeye kalkanlar daha büyük bir kapanın içine giriyorlar. Asıl halkın oluşturduğu çembere dikkat etmek lâzım. Duygusal kabarmaların baskın olduğu bu başlangıç evresi geçip, ortalığa sağduyu hakim olunca çözümün sürükleyici gücü siyasî hesapları alt-üst etmeye başlayacak. Dört ana aktör içinde en önemlisi hâlâ askerler. "Bu proje devlete ait değil" dedikleri an, süreç sona erer. Peki ne olur? Hiç kimsenin elinde üzerinde hesap yapılacak bir ülke kalmaz. En başta askerlerin.

Öcalan'ın açılımı, kendisini ve örgütünü meşrulaştıracak bir araca indirgeyen taktik hamlesi, PKK'yı Kürt kamuoyunun kurt kapanına sokmaz mı? Ava giden avlanır. Halkın kuracağı kapandan hangi siyasî hesap kurtulabilir? Başbakan "Bu işin muhatabı millet" derken meğer çözümsüzlüğün aktörlerini peşinen hesaptan düşürmüş.” (Mümtaz`er TÜRKÖNE)

AKP’nin hiçbir alt yapı hazırlığı yapmadan ortaya çıktığı bu açılımın başarılı olmasını herkesten çok isteyenlerden olduğumu da belirtmek istiyorum. Zira akan kanın hiç kimseye faydası yok. Kardeşin kardeşe vurdurulduğu bir ülkede hiç kimse huzur bulamaz. Kardeşin kardeşi vurduğu bir ülke asla ilerleyemez, halkına bir şey veremez. Bu millet yeniden tarih sahnesinde var olacaksa, yeniden insanlığa insanlık ve medeniyet dersi verecekse öncelikle içinde bulunduğu terör kapanından kurtulmalı, millet arasında birliği ve dirliği temin etmelidir.

Bu ülke Türküyle, Kürdüyle, Laz ve Çerkeziyle hepimizin. Her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmıştır. Üç beş kendini bilmez siyasetçinin oyuncağı haline gelmeyecek kadar da önemlidir. Yine bu millet kendisi için oynanan oyunları görecek basirete sahiptir. Alternatifleri olmadığı için iktidarı ele geçirenlerin istedikleri gibi at oynatmalarına da asla izin vermez. İktidar erk’inin elinde tutanlar bu milletin verdiği gibi iktidarı almasını da bildiğini bilmeli ve kendilerini ona göre millete hizmet yolunda dizayn etmelidir. Aksi halde geçmişte MHP’ye verilen dersin aynısı bugün iktidarda bulunanlara da verileceği aşikardır.

Selim Çoraklı



 Login
Üye Adi

sifre

Hala hesabiniz yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayitli bir kullanici olarak, yorum ayarlari ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksiniz.
UNUTMAK TÜKENMEKTİR (Yusufiye Derneği Genel Merkezi)