Hosgeldiniz: Yusufiye
 İçindekiler
· Ana Sayfa
· Yazarlarımız
· Haberler
· Arama
· Arşiv
· Anket
· Güncel Konular
· Sitelerimiz
· Ülkücü Şehitler
 Başbuğ Albümü
 Yazarlarımız
· Recep Küçükizsiz
· Hasan İlter
· Lütfi Kirecçi
· Selim Çoraklı
· İlhami Erdoğan
· Oyhan Hasan Bıldırki
· Kenan Eroğlu
· Dr. Mehmet Güneş
· Muhittin Arar
· Dr. Turan Güven
· İhsan Kurt
· Ali Baykan
· Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu
· Dr. Özcan Yeniçeri
· Mustafa Köker
· Ahmet Er
· Dr. Yunus Zeyrek
· Dr. A. Bican Ercilasun
· Dr. Ahmet Turan Alkan
· Adnan İslamoğulları
· Abdurrahim Karakoç
· Dr. M. Niyazi Özdemir
· Remzi Çayır
· Nevzat Kösoğlu
· Ozan Arif
· Dr. Ali Koçak
· Ali Yaşar
 İHANET DOSYASI
 Ülkücü Şehitler
 
TEHLİKELİ İNANÇLAR!.. (Ali Yaşar)

İnançlar hassas bir konudur. Hassas konularda konuşmak tehlikelidir. Elbette, tehlike inancın yapısından kaynaklanmaz. Biliriz ki tüm inançlar sosyal toplum düzenine yöneliktir. Asıl tehlike, sahih inançları hurafeleştiren biat kültürlü cahillerdir.



Özellikle “inanç” dedim. Çünkü her din, bir inanç bütünüdür. İslam, Hıristiyanlık, Yahudilik, Budizm... Dinsizlik bile bir bakış açısı, inanış biçimidir. Adı üstünde, “inanmak!” Neye, nasıl, niçin? Her kesimin cevabı, nev’i şahsına münhasır… Hatta aynı din mensupları farklı düşünebilir.

Merak etmek, araştırmak, sorgulamak en doğalı… Kötü olan; kalıplaşmak, sertleşmek, dikleşmektir. Senin gibi yaşamayanı ayıplamak, küçümsemektir. Ve daha beteri, varlığını yok saymak, inkâr etmektir. İnanıyorum ki; sığ anlayışların dinimizde yeri yoktur!..

Gazetelerde manşet!..
İnternet siteleri bangır bangır!..
 “Kamil Koç’ta namaz yasağı”
“Namaz kılan yolcuya otobüsçü kazığı!..”
“Namaz kılmak isteyen yolcuyu yolda bıraktılar”
Bir haberin manşetini, bir de içeriğini okuyorsun…
“Balyoz” hükmünde infazlara şaşırıyorsun…
Yargısız “Din elden gidiyor” yaygarası…
Vicdandan uzak, linç kampanyası…
İnsanlığından utanıyorsun!..

Efendi’m!..
“Namaz kılacakmış da…
İstediğinde otobüs durmamış da…
Israr edip indiğinde, yolda bırakılmış da”
Hani, sanırsınız ki babasının makam otobüsü…
Elli koltuk da hususi muhtereme tahsis edilmiş…
Sanki kendisinden başka yolcu, yani Müslüman yok!

Seferilik, kaza namazı…
Saygı, hoşgörü, kolaylık gibi…
Zor seçeneklere girmeyeceğim…
Deveye hendek atlatmaya gerek yok!..
Farz edelim ki diğer yolcuların hepsi ecnebi!..
Be adam! Senin o insanları bekletmeye hakkın var mı?
Es kaza uçağa binsen, pilota “ezan okunuyor, sağa çek” mi diyeceksin?

Haa!.. Bir de utanmadan!..
Sinekten çıkarttıkları yağları
Yüzlerine sürdükleri yetmiyor
Siyasetin içine de bulaştırıyorlar!..
Neymiş!.. Firma sahibi CHP’liymiş…
Hayda!.. Bak hele şu hınzırlığa!..
Belden aşağıya, “Vurun abalıya!”
Yazık ki yazık… Ülkeyi karıştırıyorlar!..

Söylenecek çok söz var ama… Şimdilik, benzer bir anımı paylaşarak yazımı bitirmek istiyorum.Bir tarihte, Ege’de turizm taşımacılık yapıyorum. Rehberi arkadaşım olan büyük bir tur operatörünü bağladım. İlk transfer Pamukkale… Başarılı olmamız gerekiyor ya, şoför olarak en yakınımı gönderiyorum sefere… Akşam görüştüğüm rehber arkadaş: “o şoförü bir daha gönderme sakın! Gördüğü her camide namaz kılacağım diye tutturunca, rezil olduk” diyor. “Aman” diyorum, “sabah refakatçi ben giderim, yeter ki iptal olmasın sözleşme!” Zorla ikna ediyorum. Akrabam olan şoförü çekip kenara, yalvarırcasına tembihliyorum.

Ertesi sabah, Fransız turistleri alıp yola çıkıyoruz.  Öğle vakti bir dinlenme tesisinde kırkbeş dakika yemek molası veriyoruz. Mola bitiyor, hareket ediyoruz. Beş dakika geçmeden, bizim şoför: “Şu karşı camide duracağım, namaz kılacağım!” demez mi? Oysa daha dün anlatmıştım durumun vahametini… Turistlere belli etmeden; “Molada niçin kılmadın?” diye kızıyorum. “Yemek yedim, çay içtim ancak!” diyor. Köy camisinin önünde minibüste bekliyoruz, beyefendi namaz kılıyor. Akşam oluyor, aynı durum… Mola, kalkış ve akabinde gelen emrivaki talep: “Namaz kılacağım” Bir köy yoluna sapıyoruz. Turistler tedirgin, niçin yoldan çıktığımızı soruyorlar. Acımtırak gülümseyerek: “Şoför Müslüman, namaz kılacak” diyorum.

Yalan yok, sinirden ısırdığım dudaklarım kanıyor. Biz sıcakta pişerken, beyefendi ibadet yapıyor! Gece tur bitiyor, maalesef operatörle işimiz de bitiyor. Boşa giden emeklerin acısını şoförden çıkarıyorum. Aradan zaman geçiyor, birgün memlekete geliyorum. Benden önce giden şoförün, olayı yoz kafasında kurgulayarak herkese anlattığını duyuyorum. Rahmetli anamın serzenişini unutamıyorum: “Eyvahh yavrum, sen nasıl namaz kılanları döversin, hem de elin gâvurları için?” Malum; o şoför has mümin olmuş, ben gayrimüslim!..

Nasıl anlatabilirdim ki garip anama: Tehlikeli inançların karasularında boğulmamak için, fikren yüzmeyi öğrenmek gerekir!..
 
Ali YAŞAR



 Login
Üye Adi

sifre

Hala hesabiniz yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayitli bir kullanici olarak, yorum ayarlari ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksiniz.
UNUTMAK TÜKENMEKTİR (Yusufiye Derneği Genel Merkezi)