Hosgeldiniz: Yusufiye
 İçindekiler
· Ana Sayfa
· Yazarlarımız
· Haberler
· Arama
· Arşiv
· Anket
· Güncel Konular
· Sitelerimiz
· Ülkücü Şehitler
 Başbuğ Albümü
 Yazarlarımız
· Recep Küçükizsiz
· Hasan İlter
· Lütfi Kirecçi
· Selim Çoraklı
· İlhami Erdoğan
· Oyhan Hasan Bıldırki
· Kenan Eroğlu
· Dr. Mehmet Güneş
· Muhittin Arar
· Dr. Turan Güven
· İhsan Kurt
· Ali Baykan
· Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu
· Dr. Özcan Yeniçeri
· Mustafa Köker
· Ahmet Er
· Dr. Yunus Zeyrek
· Dr. A. Bican Ercilasun
· Dr. Ahmet Turan Alkan
· Adnan İslamoğulları
· Abdurrahim Karakoç
· Dr. M. Niyazi Özdemir
· Remzi Çayır
· Nevzat Kösoğlu
· Ozan Arif
· Dr. Ali Koçak
· Ali Yaşar
 İHANET DOSYASI
 Ülkücü Şehitler
 
BİZDEN AMA BİZİM GİBİ DEĞİL (Ali Yaşar)

Sevdiğim bir arkadaşımın oğlu var. Maşallah! Üniversite okuyor, bizleri de hatırlıyor arada bir!.. Sağ olsun, cepten mesaj yolluyor. Ancak; aramızda bir sorun var. Yazdıklarını hiç anlayamıyorum… Bir tanesini paylaşmak istedim. Bakalım, sizler anlayacak mısınız :



“İnsanın vazife-i asliyesi, nihayetsiz makasida müteveccih vezaifini görüp, acz ve fakr ve kusurunu ubudiyet suretinde ilan etmek ve küllî nazariyla mevcudatin tesbihatini müşahede ederek şehadet etmek ve nimetler içinde imdadat-i Rahmaniyeyi görüp şükretmek ve masnuatta kudret-i Rabbaniyenin mu’cizatini temaşa ederek nazar-i ibretle tefekkür etmektir. Hayırlı cumalar.”

Bizim yeğenimiz… Bizim kardeşimiz bu… Bize ait, içimizden biri… Akrabayız, canız, hısımız… Aynı köy, aynı boy, aynı soydanız… Yediğimiz ekmek, içtiğimiz su ayrı gitmez… Ama gel gör ki, yedi kat yabancı gibiyiz… Birbirimizi anlayamıyoruz!.. Ne tuhaf!.. Ne garip değil mi?

Geçen gün, aldım bir mesajını… İsim kısımlarını değiştirdim. Ben yazmışım gibi, babasına gönderdim. Daha beş dakika geçmeden babası aradı. “Kivre bu ne yav, vallah birşey anlamadım!” Dedim: “Çok basit, bildiğin duvar taşı bunlar!” “Nasıl yani?” diyen dostuma nazım geçtiğince anlattım. “Genç dimağlar ile aramıza duvarlar örülüyor. Zamanla yayın frekanslarımız değiştiriliyor. Söylem ve algılamalar başkalaşıyor. Halk dilimizi kaybediyoruz. Özden uzaklaşıyoruz.”

Çocuklar, anne-babasından kopuyor, çevre ve akraba bağlarını unutuyor, dil, tarih ve kültürüne farklılaşıyor… Peki niçin? Neden bu kopuş? Ayrıştırmanın amacı ne? Farklılaştırmanın sebebi ne? “Allah rızası” böyle mi kazanılır? Bunu din(c)i cemaatlere sormak lazım… Bu özel yapının mimarları onlar… Bir planları vardır herhalde…

Saf… Masum… Fakir Anadolu çocukları, yokluk ve çaresizlik içerisinde… Bir okul kazanmak ve okumak hayaliyle, bir iş sahibi olmak ve çalışmak gayretiyle teslim oldukları ellerce tuzağa düşürülüyor… Şekilden şekile hamur gibi yoğruluyor, kara saclarda ekmek gibi pişiriliyor… Yok, maneviyat aşılanıyormuş, yok, dinimiz öğretiliyormuş... Kimse bana maval okumasın! Türk gençliği devşiriliyor!..

Sorumlusu kim? Elbette aileler değil… O çocuklar hiç olamaz... Kimse kusura bakmasın!.. Paralı eğitimi destekleyen, bu sisteme el altında geçit veren, yitirilen evlatlarını görmeyen devlettir.

 
Ali YAŞAR

www.aliyasar.com



 Login
Üye Adi

sifre

Hala hesabiniz yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayitli bir kullanici olarak, yorum ayarlari ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksiniz.
UNUTMAK TÜKENMEKTİR (Yusufiye Derneği Genel Merkezi)