Hosgeldiniz: Yusufiye
 İçindekiler
· Ana Sayfa
· Yazarlarımız
· Haberler
· Arama
· Arşiv
· Anket
· Güncel Konular
· Sitelerimiz
· Ülkücü Şehitler
 Başbuğ Albümü
 Yazarlarımız
· Recep Küçükizsiz
· Hasan İlter
· Lütfi Kirecçi
· Selim Çoraklı
· İlhami Erdoğan
· Oyhan Hasan Bıldırki
· Kenan Eroğlu
· Dr. Mehmet Güneş
· Muhittin Arar
· Dr. Turan Güven
· İhsan Kurt
· Ali Baykan
· Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu
· Dr. Özcan Yeniçeri
· Mustafa Köker
· Ahmet Er
· Dr. Yunus Zeyrek
· Dr. A. Bican Ercilasun
· Dr. Ahmet Turan Alkan
· Adnan İslamoğulları
· Abdurrahim Karakoç
· Dr. M. Niyazi Özdemir
· Remzi Çayır
· Nevzat Kösoğlu
· Ozan Arif
· Dr. Ali Koçak
· Ali Yaşar
 İHANET DOSYASI
 Ülkücü Şehitler
 
ÜLKÜCÜ ŞEHİT REŞAT ATALAY (Cengiz Yegin)

ÜLKÜCÜ ŞEHİT REŞAT ATALAY

17 Nisan 1979

Kars'ın Kağızman ilçesinden olup 22 yaşındaydı. İzmir İktisat Fakültesi öğrencisiydi. İzmir MHP İl Gençlik Kollarında Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapıyordu. İzmir'in Hatay semtinde komünist militanların silahlı sal­dırısına uğrayarak ağır yaralandı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastahanesi'ne kaldırılarak bir müddet tedavi gördüyse de kurtarılamayarak bir müddet sonra şehit oldu. Cenazesi, memleketinde toprağa verildi.

Sene 1977, yeni firar etmiştim. Yolumuz üniversitede okuyan ülküdaşlarımızın gözlerden ırak evlerine düşmüştü. Daha önceden tanıdıklarım olduğu gibi yeni tanıdığım ülküdaşlarım da vardı. Bize evlerini, sofralarını gönüllerini açmışlardı. Bundan hiçbiri şikayetçi değildi. üstelik memnundular. Ailelerinden gelen kıt harçlıklarıyla bir de beni ağırlıyorlardı.



O evde yeni tanıdığım ülküdaşlarımdan biri Karslı Reşat Atalay'dı. Dosttu, insan canlısıydı. Yeni geldiğimde fark etmiştim, ense kısmında saçları dökülmüştü. Merak ediyorum, lakin soramıyorum. Ama bir hastalıktan dolayı olduğu aşikardı. Sabah okula gittikten sonra evde kalan bir ülküdaşıma sordum. Reşat, o meş'um hastalığa yakalanmış ve şua tedavisi görüyordu. Bundan dolayı üzülmüş ama kendisine hiçbir söz söyleyememiştim. Bir müddet sonra o evden ve şehirden ayrıldım.

Çeşitli şehirlerde dolaştıktan sonra yolumuz yine kesişti. Yine aynı vilayette farklı semtte farklı ülküdaşlarımızla kaldığı evde beraberdik. Okula gittikleri için ancak geceleri bir arada oluyorduk. Okudukları fakültede sayıları az olmasına rağmen yiğitçe mücadele veriyorlardı. gece geç vakitlere kadar sohbet ediyorduk. Reşat, arada türkü söyleyip bizleri efkarlandırıyordu. Evdeki arkadaşlardan birine hastalığını sormuştum. gayet iyi olduğunu söyledi. Zaten saçları da çıkmıştı.

Birgün ocaktan beraberce çıktık. Dört arkadaş yolda ekmek ve marul aldık. Otobüse binmek üzereyken vazgeçtim. Akrabalarıma gideyim gece gelirim dedim. Gece haberlerde vurulduğunu ve ağır yaralı olduğunu duydum. Hemen bulunduğum yerden ayrılıp eve gittim. Kimse yoktu. ertesi gün hastanede ziyaret ettim.

Reşat'ın vurulmasından dört gün sonra ben vuruldum. Aynı hastanede farklı odalarda kalıyorduk. On gün sonra ikinci bir ameliyat geçirdi. Bu operasyondan çok kısa sonra odama gelen hemşirelerden biri Reşat'ın Hakk'a yürüdüğünü söyledi. Yıkılmıştım, üzülmüştüm. Kendi durumumu bile unutmuştum. Yanına gitmek istiyorum ama gidecek durumda değilim.

Reşat Atalay, o illet hastalığı yenmişti. Onun kaderine "şehadet" yazılmıştı. Ondan öncekiler ve sonrakiler gibi başına gelebilecekleri bilmesine rağmen mücadeleden bir an bile geri durmamıştı. O, iyi bir insan ve ülkücüydü.

Ruhun şad mekanın cennet olsun yiğit ülküdaşım, güzel insan.


Cengiz Yegin


*Bu fotoğraf 1977 senesinde o hastalıkla mücadele ettiği günlerde çekilmişti.



 Login
Üye Adi

sifre

Hala hesabiniz yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayitli bir kullanici olarak, yorum ayarlari ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksiniz.
UNUTMAK TÜKENMEKTİR (Yusufiye Derneği Genel Merkezi)