Hosgeldiniz: Yusufiye
 İçindekiler
· Ana Sayfa
· Yazarlarımız
· Haberler
· Arama
· Arşiv
· Anket
· Güncel Konular
· Sitelerimiz
· Ülkücü Şehitler
 Başbuğ Albümü
 Yazarlarımız
· Recep Küçükizsiz
· Hasan İlter
· Lütfi Kirecçi
· Selim Çoraklı
· İlhami Erdoğan
· Oyhan Hasan Bıldırki
· Kenan Eroğlu
· Dr. Mehmet Güneş
· Muhittin Arar
· Dr. Turan Güven
· İhsan Kurt
· Ali Baykan
· Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu
· Dr. Özcan Yeniçeri
· Mustafa Köker
· Ahmet Er
· Dr. Yunus Zeyrek
· Dr. A. Bican Ercilasun
· Dr. Ahmet Turan Alkan
· Adnan İslamoğulları
· Abdurrahim Karakoç
· Dr. M. Niyazi Özdemir
· Remzi Çayır
· Nevzat Kösoğlu
· Ozan Arif
· Dr. Ali Koçak
· Ali Yaşar
 İHANET DOSYASI
 Ülkücü Şehitler
 
Bir Bahçeli Yazısı (Nevzat Bor)

Bu günlerde milliyetçi kesimde, Bahçeli'nin şahsında MHP'de yine ilkeli siyaset adına basiretsiz ve çapsız siyaset öngörüleri moda oldu... 1996 dan beri rahmetli Türkeş'ten bile daha uzun süre genel başkanlık yaptığınız hareketi aslında bir önceki, yani 2014 seçimlerine göre -daha uygun bir konjonktür olmasına rağmen- daha az oy alarak HDP ile aynı sayıda milletvekili sayısı çıkaran noktaya getirdiniz...



Tecrübeli siyaset çınarı olduğunuz iddiası ile analizlerinizin içine bir de PKK, ya da HDP düşmanlığı söylemleri kattığınızda, alıcısı, özellikle de Ülkücü-milliyetçi camiada bol oluyor... Aldığınız ilk kulis bilgisine inanıp alel acele koalisyon alternatifleri ile ilgili bağlayıcı açıklamalar yaparsanız 1999'dan bugüne kadar Olduğu gibi siyasi öngörüsüzlüğünüzün sonuçlarına zaman içerisinde katlanırsınız...

O dönem elinize, yani MHP camiasına gelen başbakanlık teklifini elinizin tersi ile itip, sizleri, yani bizleri her fırsatta aşağılayan -saygıda kusur etmediğiniz- Ecevit çifti ve avanesine ram etmiştiniz... Daha sonra ise hiç kimseye (?!?)... yani partinin yetkili organlarına bile danışmadan erken seçim çağrısı yapıp MHP'yi barajın altına, AKP'yi de iktidara yollamıştınız!..

Sonraki yani on üç küsür yıllık AKP iktidarı ve bu süreçte bölücü hareket ve/veya hareketlerin kazandığı mevziler ve geldikleri nokta ortada... Bu süreçte de AKP iktidarının sıkıştığı en kritik dönemlerde de RTE'ye desteğinizi eksik etmediniz...

Çok tuhaftır ki, seçimlerden önceki son dönem parlementosunda bile, mesela Asayiş Kanunları için, çok rahat bir şekilde, CHP ve HDP ile birlikte aynı gerekçeler ile hep beraber AKP'ye karşı işbirliği yapmıştınız... Seçim kampanyalarındaki söylemleriniz CHP ile nerede ise birebir aynıydı. Zaten ortak cumhurbaşkanı adayı göstermemiş miydiniz???

Siyaset ne için yapılır??? Netice almak için... Yani hükümet olup camianızın ya da mensuplarınızın düşünce ve kadrolarını iktidara taşımak mıdır Önemli olan? Yoksa; rasyonel olarak ülke siyasi ve sosyal yapısında hiç bir değişime yol açmayan beyhude ilke söylemleri mi?.. Yoksa; tercihleriniz ile birilerinin önünü açmak pahasına ilkeli olduğunuz iddiası ile suya sabuna karışmadan buğuz eylemek midir???

Birilerini yok sayarak bir sonraki aşamada nereye varacak olduğunuzu, yani oyun planınızı, daha doğrusu çözüm önerilerinizi açık seçik ortaya koymak zorundasınız... HDP'yi ve/veya Kürt siyasetini, ya da azınlık milliyetçilerini veya din istismarcısı politik ümmetçileri üniter yapıya yani üst kimlik olan milli devlet konseptine bağlı Türklüğe gönüllü olarak inanmaya hangi argümanlar ile ikna edeceksiniz?

19.yüzyıl milliyetçilik söylemlerinden Öteye geçemeyen reaksiyoner ve duygusal milliyetçilik söylemlerinin modasının geçtiğini maalesef anlayıp göremiyorsunuz!.. Milliyetçilik ya da Millet kavramı -insanlık tarihine göre, göreceli olarak- yeni bir süreçtir, bu süreçle birlikte millete dayalı modern devlet ve demokrasiler kurulmuş ve sürekli gelişmiş ve hala da gelişmektedir...

Türk'ü bu ülkede azınlık konumuna sokmak isteyen azınlık milliyetçisi, ümmetçi ya da sınıfçı her türlü siyasi hareket ya da ideoloji, ya da inanç sistemi, bu ülkede kendini er ya da geç koskoca bir millet duvarına çarptıracaktır ... Ancak, milliyetçilik fikrinin ya da kavramının sahibi bir hareket halkına kendisni net ve doğru bir şekilde anlatabilmelidir... Modern çağımızda ülkeler için sosyolojik olarak aslolan kavram "MİLLET"dir... Millet kavramının temeli ise sosyo-kültürel olarak dile dayanmaktadır. Dil ise; sosyo-ekonomik olarak akılcı olan, milli pazar ve uluslararası rekabet yarışına konu olan alanda; yani, ekonomik alanda; devlet ya da ülke desteğine ihtiyacı olan milli sermayenin her bir bileşenin her anlamda gücünü ve haklarını koruyacak, herkesin ortak menfaatini ve hukuken Korunmasını sağlayan üniter yapıyı, yani Milli Eğemenliği, yani bu bahse konu Milli Egemenliğin Üst yapısı; Milli Devleti ifade eder. Azınlıklar için Verilen hak ve hürriyetler bu yapıyı bozmaya veya yıkmaya matuf olamaz.

Bu ve benzeri çağdaş yorumlar ile siyasi ve sosyolojik politikaları ya da söylemleri Türk milletinin önüne koyamazsanız, hizmet yani icraat odaklı (kandırmaca olsa bile) Istismarcı siyasi partilere bu hareketi galip kılamazsınız...

Son olarak bu entellektüel kapasite ve enerji siz dahil çevrenizdeki hiç kimsede yok... Çünkü, çevrenize aldığınız insanlardan beklentiniz Liyakat değil Sadakat!..

Nevzat Bor



 Login
Üye Adi

sifre

Hala hesabiniz yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayitli bir kullanici olarak, yorum ayarlari ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksiniz.
UNUTMAK TÜKENMEKTİR (Yusufiye Derneği Genel Merkezi)