Hosgeldiniz: Yusufiye
 İçindekiler
· Ana Sayfa
· Yazarlarımız
· Haberler
· Arama
· Arşiv
· Anket
· Güncel Konular
· Sitelerimiz
· Ülkücü Şehitler
 Başbuğ Albümü
 Yazarlarımız
· Recep Küçükizsiz
· Hasan İlter
· Lütfi Kirecçi
· Selim Çoraklı
· İlhami Erdoğan
· Oyhan Hasan Bıldırki
· Kenan Eroğlu
· Dr. Mehmet Güneş
· Muhittin Arar
· Dr. Turan Güven
· İhsan Kurt
· Ali Baykan
· Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu
· Dr. Özcan Yeniçeri
· Mustafa Köker
· Ahmet Er
· Dr. Yunus Zeyrek
· Dr. A. Bican Ercilasun
· Dr. Ahmet Turan Alkan
· Adnan İslamoğulları
· Abdurrahim Karakoç
· Dr. M. Niyazi Özdemir
· Remzi Çayır
· Nevzat Kösoğlu
· Ozan Arif
· Dr. Ali Koçak
· Ali Yaşar
 İHANET DOSYASI
 Ülkücü Şehitler
 
KONYA CEZAEVİNDEN FİRAR (Mehmet Onur Miman)

Gün gelip çattı Orhan ile ben sabah erken kalktık. Haberleri olan ülküdaşlarımız da erken kalkmıştı tahmin edilmeyecek heyecan vardı büyük bir risk altına giriyorduk. İdarenin koğuşumuz içinde ülkücü olmayanlarından ispiyoncuları da vardı. Diğer en zor tarafı ise çöp kamyonunun tam çıkış kapısına geldiği yerde iki jandarma kulesi ve eli silahlı jandarma bulunuyor ve çöp arabası kontrol edilip öyle çıkılıyordu. Önemli olan burayı atlatmaktı.



_ hazır mısın Orhan .... dedim
_ Hazırım başkanım Allah sonumuzu hayırlı etsin.
_ Amin.
Ben üstümü giyinip İsmet Türker başkanımızın hediye ettiği adana şalvarını pantolonumun üstüne giydim üstüme de yeşil askeri parkamı aldım. Hazırdım. 8.30 a doğru bir çay demlendi çöp bidonlarının uzağında bir yere tezgah kurduk minderler yere serildi yastıklar duvarlara dizildi. Ortada tepsi çaydanlık tabak içersin de bisküviler, kurabiyeler. Hazır, çöp arabasının gelmesini beklemeye başladık. Saatleri bırakın dakikalar saniyeler geçmek bilmiyordu. Yerimde duramaz olmuştum Orhan ile bahçenin bir köşesinden bir köşesine hızlı adımlarla volta atmaya başladık. Çay bulunan bölümden biraz uzaktaydık. Arada bir geliyor. Çay bardaklarımızı dolduruyor tekrar voltaya devam ediyorduk. 7,65 Ceze marka silahta belim deydi. Saat 9.30 u gösteriyor.ama daha halen çöp arabası gelmemişti acaba bir duyum mu aldılar diye de tedirginlik çökmüştü. Yeni bir çay daha demlendi.
_ Orhan yüzüme bakıp yarına mı bıraksak acaba dedi
_ hayır olmaz bu iş bu gün olacak dedim.
Bu firar olayı gerçekleşmeliydi o kadar hazırlık yapıldı sonra vaz geçme vesvesesi içimizi kemire bilirdi diğer ülküdaşlarım da aynı gözlerle bakıyordular.
_ hayır kesinlikle hayır. Bu iş bu gün olacak diye yineledim. Saat 10 arkasından da 10,30 oldu kamyonetin sesi duyuldu çöp bidonlarının olduğu yere yanaştı kısım gardiyanı da gelmişti. Arkadaşlar kamyonculara inişinde seslenerek
_ gelin buyurun çayımızı için diye davet ettiler.
3 kişilerdi biri şoför diğer ikisi bidonları kaldıracaklardı
_ Selamün aleyküm deyip yazgıya kısım gardiyanı ile oturdular.
Diğerleri çöp bidonunun yanındaydı.
_ bizimkiler gardaş sizde gelin çay için diye seslendiler.
_ kısım gardiyanı sanki sözleşmiş gibi ..'' bitmeyen işin anasını oturmak halleder miş '' .. gelin bir çay için '' tabakhaneye bok mu yetiştireceksiniz '' Diyerek gevşek ağzı ile çağrıya destek oldu .
Çöp arabası o zamanlar iki yanı sürgülü kapaklı bir yanı doldu mu kapağı kapatılan türde bir şeydi .
Çay faslı başlamıştı Orhan ile volta atmayı kestik
_ hadi Orhan tam zamanı dedim.
_ tamam başkanım dedi ve o yöne yöneldik.
Kendimize çöp arabasını siper yapıp içine atladık içinde çöpler vardı en dip köşeye gidip bütün çöpleri üstümüze çektik çöpün altındaydık artık. Sessiz bir şekilde silahı belimden çıkardım elime aldım. Artık bu işin dönüşü yoktu çöpün altında ayetel kürsüyü okumaya başladım. İkimiz bir birimizle konuşmuyorduk . Çay faslı bitmişti işçiler aşağıdan çöp bidonlarını teker teker kamyona dökmeye başladılar. 1. bidon, ikinci bidon, 3-4 derken bidonlar bitti kapakların hepsi açıldı çıkışta kontrol için hazırlık yapılıyordu. Asker çıkış kulesinin üstünden kontrolünü yapacaktı . Kasanın en solunda ben , en sağında da Orhan uzanmış yatıyordu. Bütün çöpleri üzerimize çekmiştik. Çöp ancak bu kadar güzel koka bilirdi hürriyet kokuyordu. Bunları düşünürken yükleme işinin bittiğini aşağıda ki ülküdaşlarımın uğurlayan sesleri geldi.
_ haydi Allah yardımcınız olsun. Kazasız belasız gidin.
Diye şoföre seslendiklerini duydum Aslında bu uğurlama bizeydi arabanın yanında bize sesleniyorlardı. İçimden
_ hakkınızı helal edin dedim.
Kamyonet çalışmaya başladı hareket halindeydik. Çıkış kapısına doğru ilerliyorduk ölü gibi hiç kıpırdamadan birbirimizle konuşmadan sessiz duruyorduk ağzım yüzüm atkı ile kapalı parkenin kapişonu sıkı sıkıya çekiliydi yüzümün üstünde çöpler duruyor kısık kısık nefes alıyordum.
Araç durdu kulenin olduğu yere gelmiştik her halde diye düşünürken cümle kapısında ki gardiyanın sesi şöförle muhabbeti kendime gelmeme neden oldu kalbim yerinden fırlayacakmış gibiydi. Mümkün olsa fazla çırpınma diye elimle tutacaktım. Bir zikir edasında nefesimi aldım. Denize dalar gibi deniz altında gibi nefesimi tutup kalbime darbeler atmaya başladım.
_ Allah, Allah, Allah diyerek tokat atar gibi kalbimi susturmaya çalışıyordum. Jandarmanın sesi duyuldu
_ bu gün niye geç kaldınız dedi
_ Araba bozuldu onun ile uğraştık dediler
her zamankinden daha mı çok durdular ne diye düşünürken nefesimin tıkandığını anladım en uzun zikrimi burda yapmıştım. Nefesimi yavaş yavaş dışarı verirken ikinci nefesimi de aldım tekrar kalbimi dövmek ile meşgul olmaya başladım. Bana manevi bir güç veriyordu.

Aşağıda gardiyan ile şoför muhabbet ederken üstümüzde de jandarma kontrolünü yapıyordu herhalde, gözlerimi bile kapatmıştım en uzun saniyeleri yaşıyordum bitsin bu işkence dememe kalmadı
_ jandarmanın '' çıkabilirsiniz '' sözcüğü peşi sıra geldi bulunduğumuz yere aşağıdakilerin çıkış ayak sesleri geldi adam tam üstümdeydi sürgülü kapağın gıcırtıyla kapanması ile karanlık iyice çöktü Orhan'ın üstündeki kapakta kapatılmıştı böylesi daha iyiydi adamlar kamyonun üzerinden indiler kamyon çalıştı hareket ediyorduk hürriyete cezaevi cümle kapısından çıkış yapmıştık. Kamyonun uzaklaşmasından bir müddet sonra yüzümdeki çöpleri açmak için kafamı doğrulttum. Manzara harikaydı. Poşetler salatalık kabukları, buruşturulmuş ıslanmış gazete kağıtları bir çöplükte olabilecek her şeyin içindeydik . Olsun sonunda hürriyet vardı ya ! Her taraf mis gibi kokuyordu.
_ Başkan bu işi becerdik. Diye sesiz bir şekilde sevincini belirtti .. Orhan.
_ Yırttık Orhan kazasız belasız çıktık .... dedim.

Mehmet Onur Miman



 Login
Üye Adi

sifre

Hala hesabiniz yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayitli bir kullanici olarak, yorum ayarlari ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksiniz.
UNUTMAK TÜKENMEKTİR (Yusufiye Derneği Genel Merkezi)