MAMAK / İSMAİL AK

Yıllarca zindanlarda kalan İsmail Ak, bir neslin yaşadıklarını kendine özgü bir gerçeklikle en iyi ifade eden şairlerimizdendir. Onun şiirlerinde sonsuz bir sevginin yanında hasret, nefret, öfke, acı dolu mısralar bir arada bulunur.

MAMAK

Ruhların Kâbe’sinde varsa şeytan taşlamak,
Son nefesime kadar taşlarım seni Mamak…

Kapıaltında, üç gün insanlığın utancı,
Tende geçse de izi, ruhta dinmeyen sancı.

Bir devletin ferdine uygulattığı şiddet,
Yaşamayan inanmaz, Tanrım bu nasıl nefret..!

Tecrit ön, tecrit arka, Kafes gibi hücreler
Sağcı, solcu farketmez, kabus gibi geceler…

Atatürk’ün Nutku’nu biliyorken ezbere
Tekmil vermek o Nutku hiç bilmeyen askere…

Metazori okurken İstiklal Marşı’mızı,
Akıttık içimize kanlı göz yaşımızı.

Hani “Bizim Ordumuz” dediğimiz bir ordu,
Mamak’ta hepimizi, canevimizden vurdu.

“Komutanım”, demezse biri rütbesiz ere,
O hücrede kim varsa yazılırdı deftere.

İlk “sayım”da hepimiz, falakaya yatardık.
Sesimiz çıkmazdı hiç, dişimizi sıkardık.

Uzatmazsan elini mazgalın arasından.
Daha büyük bir ceza gelirdi arkasından…

Kar yağarken diz boyu, avluda yalınayak.
İki öğün yemeğe, günde üç öğün dayak..!?

İradeyi kırmaktı, biliyorduk amacı,
İnancı içimizden sökmedi hiçbir acı…

İdamları yaşadık, helalleştik kaç kere
Secde diye başımız değerdi taştan yere…

Bir avuç kum atarken, asker yemek kabına
Aç olsak da yemezdik, bakmazdık hiç tadına

Paran varsa kantinden alırdın sütle yoğurt,
Yaşamak zordu ama ölmemekti son umut…

Kimimiz orda öldük, kimimizin vadesi
Dolmamış ki, “sevk” dedi bir gün askerin sesi…

Orda geçen günlerim cehenneme bedeldi.
Mamak, senden ayrılmak, tahliye gibi geldi…

Şimdi aradan geçti neredeyse kırk sene,
Mamak’ta kalanların hepsi birer efsane..

Ömür fani, bilmem ki, daha kaç yıl yaşarız?
Yaşadıkça Mamak’ta şeytanları taşlarız..!

İsmail Ak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.