NEVRUZ – ERGENEKON’DAN ÇIKMAK İÇİN

Türk Dünyasının YANGI GÜNÜ’nü – NEVRUZ’unu kutlarız. Doğu Türkistan’ın, Güney Azerbaycan’ın, Horasan Türkmenlerinin, Kuzey Irak Türkmenlerinin, Kırım, Kazan, Başkurtistan, Çuvaşistan’ın, Balkan Türklerinin, Gagauzların, Güney Türkistan’ın tekrar zincirlerini koparıp; Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ile Türkiye’nin birleşip TURAN’a ulaşması, kavuşması ve kurması dileğiyle…

Nevruzunuz umutlu, mutlu ve kutlu olsun.

NEVRUZ – ERGENEKON’DAN ÇIKMAK İÇİN

Hakk’ın yarattığı insanlara hor
Bakanlar çıkamaz Ergenekon’dan.
“Allah için” dava deyip yola zor
Çıkanlar çıkamaz Ergenekon’dan.

“Alp” olmak; yürekte gerekli önce,
Şerefi, vicdanı öğretir gence,
Hak adalet; hırsı, kini yenince
Çökenler çıkamaz Ergenekon’dan.

“Eren” kişi aşkla pişirir sözü,
Görünür yüzünde, görünür özü,
Falanın yoluna süngüyle bizi
Tıkanlar çıkamaz Ergenekon’dan.

“Alp – Eren” maddede – manada erlik,
Olursa kurulur “Milli bir birlik”
Bu yolu terkedip ruhsuz uygarlık
Dikenler çıkamaz Ergenekon’dan.

“Er kişi” döner mi çıkarı için?
Alet olmaz asla milliyet ve din:
Mazlum milletimin arasına kin
Ekenler çıkamaz Ergenekon’dan.

Ana dilim “Türkçe” süt gibi beyaz,
Türkçe konuş, Türkçe oku, yaz,
“Türkiye – Türkistan” içine yad söz
Sokanlar çıkamaz Ergenekon’dan.

“İşte birlik” gerek birleştir işi,
Türk asrının böyle konur ilk taşı,
Düşmanla bir olup Türkten gözyaşı
Dökenler çıkamaz Ergenekon’dan.

“Fikirde birlikle” maddi güç akıp,
Gönülden seven tek düşünce çıkıp,
Fikri bozuk olan “Birliği” yıkıp
Yakanlar çıkamaz Ergenekon’dan.

İşimde, fikrimde Türkçedir kaynak,
“Hür Devletler” kurup bir karış toprak,
Verilmez düşmana, hep ayrı bayrak
Çekenler çıkamaz Ergenekon’dan.

Türkiye – Türkistan Türkün mekânı,
Kuvvetliyse Türkler; şendir cihanı,
Barışa teminat kursa “Turan’ı”
Yıkanlar çıkamaz Ergenekon’dan.

Ressam Halil, Türkün bahtı, emeli,
“Bütün Türkler birlik olsun” demeli,
“İşi, dili, fikri, gönül” temeli
Sökenler çıkamaz Ergenekon’dan.

Halil GÜLEL
Düsseldorf / 19.11.1995
(Bir Ergenekon Bin Ergenekon)

Şair, yazar ve ressam. 1955, Yukarıseyit / Çal / Denizli doğumlu. İki yaşındayken çocuk felci hastalığına yakalandı. Çeşitli yıllarda on defa ameliyat oldu. İlkokulu köyünde okuduktan sonra, ortaokulu Çal’da, liseyi Denizli’de bitirdi (1974). İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisinden 1980’de mezun oldu. 1982’de Düsseldorf (Almanya) Güzel Sanatlar Akademisinde yüksek lisans yaptı. İstanbul’a yerleşerek yaşamını resim çalışmalarıyla sürdürdü. Hece ölçüsüyle halk şiiri geleneğine uygun şiirler yazan Halil Gülel, eserlerinde İslâm ahlâkı, yurtseverlik, gurbet temalarını işledi. Çeşitli şehirlerde kişisel resim sergileri açtı ve karma sergilere katıldı. Şiir, hikâye ve araştırma yazıları Türkiye, Azerbaycan, Almanya ve Hollanda’daki dergi ve gazetelerde yer aldı. Göçmen işçilerin sorunlarını işleyen çeşitli türde yazılar yazıp resimlemektedir. Eğitim ve kültür-kimlik konularında Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde konferanslar verdi. Batı Avrupa Türk Azınlığının oluşumunda kültür, sanat ve fikir bazında bazı projeler geliştirerek, bunları meşgul olduğu sanat alanlarında işlemektedir. 1989 yılında Aşığın Gönlü adlı şiiriyle Büyük Anadolu (Ankara) gazetesinin düzenlediği yarışmada ve 1990’da Bizim Kuşak (Ankara) dergisinin açtığı yarışmada bir şiiri ile birincilik, 1990 Avrupa Birinci Aşıklar Yarışmasında Jüri Özel Ödülünü, 1992’de yine Büyük Anadolu gazetesinin düzenlediği yarışmada ikincilik ödülü aldı. Bazı şiirleri bestelendi. ESERLERİ: Şiir: Onların Destanı (1990), Yarının Adı Ümittir (1990), Türk Dünyası Destanı (1992), Türk Birliğine Doğru (1993), Muhabbet Bağının Gülleri (1999), Bir Ergenekon Bin Ergenekon (1999), Türkün Altın Işığı (2001), Sevdikçe Şenlenir Kırmızı Güller (2001), Sırrımı Gönlümde Gizledim (2003). Hikâye: Yabanda Solan Güller (1999), Bizim Köyden Mektuplar (2001). Fikir: Türk Kültürü ve Batı Avrupa Türklüğü (1992), Avrupa Sanat Eserlerinde Yabancı (Türk) Düşmanlığı (1994), Culinarische Kuche (1996).

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir