SİVAS’TA BİR EYLÜL AKŞAMI -2-

Sohbet akşam yemeği için hazırlanan sofrada da devam etti. Ev halkı Muhsin Başkana ülkenin kötü gidişatı hakkında sorular soruyordu. Muhsin Başkan ise onlara kelimelerini dikkatlice seçerek bundan nasıl kurtulacağımıza dair fikirlerini anlatmaya gayret ediyordu.

Çaylar içilmiş, ailece yatsı namazı kılınmıştı. Gecenin ilerleyen saatinde, evin dış kapısı tekrar çaldı. Yusuf abi, “Bu saatte kim geldi, hayırdır inşallah” diyerek kapıya gitti. Adet olduğu üzere “Kim O?” diye dışarıya seslendi. Dışarıdan “Yusuf abi, benim Saffet” denince kapıyı açtı. Saffet, Sivas Ülkü Ocakları başkanıydı.

Saffet, selam verdikten sonra “Muhsin Başkan buradaymış, benim mutlaka onunla görüşmem gerek”  derken, Muhsin Başkan da zaten kapıya kadar gelmişti. Yusuf Abinin arkasından “Hoş geldin Saffet hayrola?” dedi. Saffet “Başkanım, az dışarı gel, konuşmamız gereken bir konu var” deyince Muhsin Başkan ayakkabılarını giyerek dışarı çıktı. Kapıyı çekmemiş, hafif aralık bırakmıştı. Birlikte bahçenin tenha bir köşesine doğru yürüdüler.

Bu arada Yusuf Abi de salona geçmiş, perdenin kenarından onları izliyordu. Saffet hararetli bir şekilde bir şeyler onlatıyordu Muhsin Başkana… Kısa sürdü bu görüşme ve Muhsin Başkan arkadaşını yolcu edip tekrar eve girdi. Şimdi düşünceliydi. “Acil bir işim çıktı, n’olur bana gönül koymayın gitmem gerek. Size söz veriyorum, en yakın zamanda yine gelmeye çalışacağım” dedi.

Sözü biterken beraber Halit Amcanın eline vardı. İki eli ile kavradığı babasının elini öpüp alnına koydu. Bu dakikadan sonra Halit Amcaya anlayışlı olmak düşüyordu. Halit Amca bunu bilecek kadar gün görmüş bir insandı. “Olur yavrum, yolun açık olsun güle güle git” dedi, sarıldı evladına. Aynı veda faslı önce Fidan Anne ile, sonra da Yusuf abi ile tekrarlandı. Yengesi ile de vedalaştıktan sonra, geldiği arabaya binerek Stad Karakolu’nun olduğu yola doğru sürdü. Yusuf abi araç gözden kaybolana kadar baktı arkasından, kaybolunca da eve girdi. Ev halkı önce sevinmiş sonra da bu ayrılık ile üzülmüştü. Kimse daha fazla oturmak istemedi. Herkes yatağına çekildi.

Yusuf Abi, sabah namazı için 04:15’e kurduğu saat çalmaya başlayınca kalktı lavaboya gitti, abdestini aldıktan sonra babası Halit Amcayı uyandırmayı düşünürken evin kapısı kırılırcasına çalmaya başladı. O kadar şiddetli vuruluyordu ki, bütün ev halkı korkuyla yatağından fırlamıştı. Yusuf Abi “Hayrolur inşallah” diyerek kapıya gitti ve kapının vurulma şiddetine uygun bir hiddette “Kim O?” diye bağırdı. Dışarıdan daha gür bir karşılık geldi, “Aç kapıyı polis!” Şaşırmıştı Yusuf abi, bu saatte bu şekilde kapılarına polis neden gelsindi ki..?

Açtı kapıyı, alaca karanlıkta önde bir polis ve polisin arkasında bir manga tam teçhizat asker, askerin başında bir başçavuş olduğu halde kapılarına dikilmişlerdi. Bir anlam veremedi bu duruma ve gayri ihtiyari ağzından “Hayırdır!” lafı çıktı. En öndeki polis “Hayır mı şer mi bilmem, ordu yönetime el koydu, askerler evi arayacaklar, ev halkına söyle hemen toparlansınlar” diye sert bir şekilde emir verdi. Daha ev halkının toparlanıp toparlanmadığı belli olmamışken Başçavuş yedeğindeki üç, dört askerle birlikte postallarıyla eve daldılar. Öyle detaylı bir arama yapmıyor, odalara girip çıkıyorlardı, bir şeyden ziyade birini aradıklarını belli oluyordu.

DEVAM EDECEK ==>>

1972 yılında Sivas'ta doğdum. Büyüdüğüm çevrenin etkisi ile çok küçük yaşlarda "Ülkücü" olmuştum bile... İlk, orta, lise, üniversite bütün tahsil hayatım Sivas'ta geçti. Vatani Hizmet dışında Sivas'tan ayrılmadım. 1989 yılı Mahalli Seçimleri ve 1991 yılı Genel seçimlerinde MÇP Sivas Teşkilatının belki de haberi dahi olmadan, kendi muhitimde arkadaşlarımla birlikte MÇP için çalıştım. Şehit Liderim Muhsin Yazıcıoğlu'nun "Milli Mutabakat Çağrısı"na uyarak, 1993 yılından itibaren Büyük Birlik Partisi'ne üye oldum. BBP'nin Merkez İlçe ve İl Başkanlığı delegesi oldum, Yönetimlerinde değişik dönemlerde görev aldım, değişik dönemlerde Üst Kurul Delegesi de oldu. 2 Mart 2017 tarihinden itibaren, BBP'nin AKP güdümüne girmesine muhalefet ederek girdiğimiz süreçte BBP ile yollarımız ayrıldı. Şu an Milli Yol Partisi'nde üyeyim. 22 yıllık evliyim, 2 erkek evladım var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.