TÜRKEŞ DİYOR Kİ…

Aziz Vatandaşlarım,

Memleketimizde, istisnasız herkesin şikâyetçi olduğu bir konu da fiyatlardır. Fiyatlar, her geçen gün artmakta ve yarın nereye varacağını kimse tahmin edememektedir. Bu hal hem ekonomik, hem de Milletimizin geleceği bakımından büyük bir zaaf teşkil etmektedir.

Şimdiye kadar işbaşına gelen hükümetler, bu mesele üzerine ciddiyetle eğilme­mişlerdir. Devlet yönetiminde vazife almış bir çok politi­kacı fiyatlardaki artışları memleketimizin gelişme halinde
oluşuna bağlayarak işi geçiştirmiştir.

Milli ekonomimiz, tam bir sorumsuzluğa ve basiretsizliğe sürüklenmiştir. Birçok meselelerde olduğu gibi, fiyat artışlarında da sorumluluğu kimse üzerine almamakta, bu önemli mesele aile toplantı­larında veya sadece şikâyet babından konu edilmektedir.

Fiyatlar bir memleket ekonomisinin ne halde olduğunu an­lamak için en geçerli ölçülerden biridir. Bir memleket eko­nomisinin takip ettiği seyri, fiyatlara bakarak anlamak müm­kündür.

Büyük Türk Milleti,

Milletimizin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal çıkmazlarda fiyat artışlarının rolü büyüktür. Hiçbir sorumlu bunları görmemezlikten gelemez. Eğer gerekil tedbirler alınmıyorsa, bunu millet sevgisiyle bağdaştırmak imkânsızdır.

Fiyatlardaki artışların birçok sebepleri bulunmakla beraber, şüphesiz en önemli sebep, memleketimiz ekonomisinin, tüketim ekonomisinden öteye geçememiş olmasıdır. Plan yapılmasına rağmen yatırımlar tüketim maddeleri üretimine yöneltilmiştir. Reklamlar yoluyla halk daha fazla tüketime yöneltilmekte, buna karşılık da talep fazlalığı fiyatların artmasına sebep olmaktadır.Ekonomimizin gelişme yönü yatırım malları üretimine çevrilmedikçe fiyatlardaki artışlar devam edecektir. Milletimiz bugün içinde bulunduğu tüketim yarışından kurtarılmalı ve gerekli tedbirlerle birlikte tasarrufa teşvik edilmelidir.

Fiyat artışlarının bir başka önemli sebebi de haksız kazanç sahipleridir. Bugün memleketimizde, oturduğu yerden binlerce hatta milyonlarca lira kazanan kimseler vardır. Bu gibi kimseler, milletimizin ihtiyacı olan maddelerin fiyatlarıyla istedikleri gibi oynayarak, büyük kazançlar sağlamaktadırlar.

Bunlar bir yandan da ekonomimizin gelişme seyrine uygun olmayan talepler yaratarak fiyatların yükselmesine sebep olmaktadırlar. Ayrıca üretilen ihtiyaç maddeleri, tüketicinin eline geçinceye kadar birçok el değiştirmekte, her el değiştirilişte de üzerine bir kâr ilave edilmektedir. Böyle bir mübadele zincirinde, yine birçok kimse alın teri dökmeden, o malı üretenden daha fazla kazanç sağlamak imkânını bulmaktadır. Bu da hem fiyatların yükselmesine sebep olmakta hem de çiftçi ve köylümüzün kazancının daha az olmasına yol açmaktadır. Haksız kazanç sahipleri, hem ekonomimizi çıkmaza sürüklemekte, hem de milletimizin manevî temellerini çürütmektedirler.

Bugün memleketimizde birçok genç, böyle kimseleri örnek alarak hayata atılmakta, haksız ve bol kazanç hülyaları peşinde koşmaktadır. Haksız kazanca kesinlikle‘ son verilmelidir. Herkes kabiliyeti, gayreti ve milletine faydalılığı oranında kazanç sahibi olmalıdır. Halkımızın geçimi, ahlâksız kimselerin oyuncağı haline sokulmayacaktır. Bunun gerçekleşmesi, milletine can-ı gönülden bağlı ve soygunculara menfaatçılara fırsat vermeyen bir idareci kadrosuyla olur.

Alpaslan Türkeş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.