BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT…

BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT…

Yargının siyasallaşması bir ülke için aynı dinin siyasallaşması gibi çok büyük bir felakettir. Biz Allah’a inanmış ve yerin göğün adalet üzere kurulduğuna iman etmiş insanlarız. O kadar ki, hakimlerin Allah’ın yeryüzündeki adaletini uygulayan vekilleri olduğuna inanırız. Dolayısyla adaletsiz bir ülke “cennet vatan” olmaktan çıkar tanrının elini çektiği toprağın rahmetten bereketten nasipsiz insanların ise kap karanlık zulüm bataklığında yaşadığı bir cehennem olur.

Yargıya nedense taraflardan daha çok siyasi güçler müdahale etmek isterler. Bu sebeple yargı, bağımsızlığını ve tarafsızlığını en çok siyasi davalarda yitirir. “Sizi içeri tıkan güç böyle istiyor”, “Asmayalım da besleyelim mi?”, “Denge olsun diye bir sağda bir solda astık” sözleri anti-demokratik dönemlerde yapılan bu tür müdahalelerin tipik itiraflarıdır.

Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamamak, AİHM kararlarını yok saymak, duruşma öncesi hakim ve savcı değiştirmek, önce tahliye kararı verip sonra geri tutuklamak…

Bunlar güç zehirlenmesinden dolayı kendilerini ilah sanan zavallı bir güruhun devletin adalet mekanizmasını ele geçirerek yargıyı sabote etmek suretiyle mahkemeleri kendi meyus emellerine hizmet ettirme gayretleridir.

Politik tercihlerini açıklamış mensup olduğu partinin militanı olmuş kişileri mahkemelere ve yüksek yargıya atamanın yargıyı siyasallaştırmaktan öte bir manası yoktur. Dün “MHP’nin faşistlerini mi, Refah Partilileri mi işe alacaktım?” diyenleri eleştirenler, bugün yargıyı niye kendi partilerinin istihdam sahası haline getirdiklerini sormak gerekmez mi?

Basından takip ediyoruz tutuklama, tahliye, tahliyenin reddi, AİMH ve AYM kararlarına uyulup uyulmaması gibi konular tamamen mahkemelerin yetkisinde olduğu halde bu tür kararlar hakkında siyasi güçler açıklamalar yapıyorlar. Yani açıkça bu memlekette “Adalet yok, ben varım”… demek istiyorlar.

Yapmayın efendiler, bu millete zulüm etmeyin. Bu millete zulmedip Allah’ın lanetini üzerinize çekmeyin. Bu millet size değil adalete her zaman güvenir. Adalet reformu açıklamaları yapmakla yargı düzelmez. İktidar yargıyı etkilemekten vazgeçmediği sürece “adalet yerini bulmaz mahkemeler doğru kararlar veremez”

Unutmayalım bu memlekette Ülkücü gazeteci Mustafa Gökkılıç, Aydın Ülkü Ocakları başkanımız Süleyman Arslan, Başbuğun Askeri Enver Altaylı gibi haksız olarak hapis yatan masum ülkücüler var. Ülküdaşlarımızın serbest bırakılmalarını istiyoruz.

Recep Küçükizsiz

29.11.2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.