NE ZULÜM, NE MERHAMET, YALNIZCA ADALET

NE ZULÜM, NE MERHAMET, YALNIZCA ADALET

Bugün (30 Kasım) Ülkücü gazeteci Mustafa Gökkılıç’ın İstanbul’da mahkemesi var. İki yıl bir satır ifadesi alınmadan hapishanede iddianame bekleyen ve tutukluluğu üç seneyi aşan Ülkücü Mustafa, hakimler önüne çıkacak.

İşi bozulan, yuvası yıkılan, hapiste sağlığını kaybeden masum ülkücü Mustafa’nın tahliyesi, “adalete olan güvenimiz”in artması açısından çok önemli…
Bugün göğsümüzü yırtarcasına “Yaşasın Adalet” diye haykırmak istiyoruz. “Bu memlekette sâdece kanuna, hukuka ve vicdani kanaatlerine uyarak karar veren hakimler var” diyerek sevinç gözyaşları dökmek istiyoruz.

Fikri ve vicdanı hür hakimler, bu ülkede adaletin temsilcisi ve teminatıdırlar. Onların omuzlarındaki yük ağırdır. Onlar kimseden korkmazlar onları korkutan “mazlumun ahı”ndan başka bir şey olamaz.

Maalesef memleketimiz çok hassas ve zor bir dönemden geçiyor. Milli birliğimizi beraberliğimizi bozmadan bütün güçlük ve engelleri sabırla yenme kararlılığı göstermeliyiz. Ülkemizde “barış ve huzur ortamı” sadece adaletle mümkündür. Bu memleket hak, hukuk, adaletle yükselecektir. Dolayısıyla bu konuda en büyük görev hakimlerimize düşüyor.
Her şey sineye çekilir katlanılır ama bir yerde “adalet” yoksa orada zulüm vardır, Allah’a isyan vardır. İstiyoruz ki, memleketimiz zulmün karanlığı ile değil adaletin nurlu aydınlığı ile dolsun. Mazlumlar, masumlar ile birlikte özgürlük şarkıları söyleyelim.

Evet, inanıyorum binlerce masumun tahliye olduğu Silivri Adliyesi bugün Ülkücü gazeteci Mustafa Gökkılıç’ın tahliyesi ile yine “Yaşasın Adalet” çığlıkları ve sevinç gözyaşları ile dolacak.

Bilinsin ki, adalete sonuna kadar sahip çıkacağız…
Herkes için ve hepimiz için adalet istiyoruz.

Recep Küçükizsiz

30.11.2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.