TÜRKEŞ, DÜNYA TÜRKLÜĞÜNÜN LİDERİYDİ

KERKÜKLÜLER VE TÜRKEŞ

Türkeş yalnız Türkiye’de değil bütün dünyada yaşayan Türklerin de lideriydi. Onun çileli hayatındaki Türk milliyetçiliğine olan bağlılığını ve yücelmesi için yaptığı mücadeleyi aziz milletimiz çok iyi bilmekteydi. Bununla beraber, ülkemizde çeşitli sebeplerden dolayı insanlarımızın bazıları bildikleri ve inandıkları bu inançlarını ifade edemiyor, kendilerini gizliyorlardı.

Aziz milletimizin parçası olan diğer ülkelerdeki Türkler ise çok daha inançlı ve samimiyetle Türkeş için bu duygularını ifade edebiliyorlardı. Türkeş’in asrımızda Türk milliyetçiliğinin lideri olduğunu kabul etmekteydiler.

Bu hususta yaşadığım bir olay anlatayım: 1975 yılının Ağustos ayıydı. Yalova’daki yazıhanemde işlerimle meşgulken yazıhaneme bir genç geldi. “Buyurun ne istiyorsunuz” diye sordum. Bana “Ben Yalova’nın yabancısıyım. İskele meydanında Kerküklü olduğunu söyleyen bir grup benden Alparslan Türkeş’in resmini bulmaları için kendilerine yardımcı olmamı ısrarla ve yalvararak istediler. Ben de kendilerine ‘araştıracağım ve temin edersem size vereceğim’ dedim. Araştırmam neticesinde Türkeş’in resmini Ahmet Turan Koçal’da yani sizde bulabileceğimi söylediler, onun için geldim, varsa bana Türkeş’in bir resmini verebilir misiniz?” dedi.

Ben de ona “Resmine lüzum yok Türkeş şu anda misafirim olarak evimde bulunuyor. Yarım saat sonra buraya gelecek. Sen de git o Kerküklüleri al, buraya getir” dedim. O gitti, biraz sonra Türkeş yazıhaneme geldi. Bir köye gidecektik. Tam yazıhanemden çıkarken bahsi geçen Kerküklü Türklerle karşılaştık. Hemen Türkeş’e durumu izah ettim. Teker teker ellerini sıktı.

Kerküklü Türkler bir aile idi. En yaşlıları tahminen 80’lerde bir çift, iki oğlu, bir kızı ve torunları ile on bir kişiydiler. Hepsi Türkeş’in etrafını sardılar. Sonsuz bir saygı ve sevgi içinde en genci de en yaşlısı da ağlıyordu. Adeta kendilerinden geçmişlerdi. O yaşlı dede evlatlarına ve torunlarına şöyle diyordu, “İyi bakın bir daha belki Türkiye’ye gelemeyiz, gelsek dahi Başbuğumuzu göremeyiz, iyi bakın gözüne kaşına boyuna her tarafına iyi bakınız. ” Ağlıyor, ağlıyorlardı işte o manzarayı ifade edebilmek mümkün değil.

Ben şahsen dedemi görmedim, ben doğmadan 15 yıl evvel vefat etmişti. Dedem mezardan çıkıp gelse ben bu Kerküklü kardeşlerimizin rahmetli Türkeş’e baktıkları şekilde içten sevinerek bakacağımı zannetmiyorum.

(Kaynak: Mehmet Doğan – Gölgedeki Adam)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.