ÜLKÜCÜLERİN MATEM GÜNÜ

GÜN SAZAK’IN ŞEHADETİ

27 Mayıs 1980 ülkücülerin matem günüdür. Mertliğin dürüstlüğün timsali, gerçekten Ağa olan MHP genel başkan yardımcısı Gün Sazak Bey o gün komünist Dev Sol militanlarınca evinin önünde şehit edildi.

12 Eylül darbesine kadar 27 Mayıs günleri bayram olarak kutlanırdı. O gün her iki rahmetli (Türkeş Bey ve Gün Sazak Bey) Anıt Kabir’deki törene katılmışlar, oradan birlikte parti genel merkez’ine gelmişlerdi. Üçümüz partinin önünde oturduk. Partinin emektarı rahmetli Hasan Kazan yeni demlediği çaydan getirdi. Birer çay içtik. Genel başkan o gün karayoluyla İstanbul’a gidecekti. Gün Beyi de birlikte götürmek için yarım saat rica etti. “Gel Gün, birlikte gidelim beni yalnız bırakma” diyor, Gün Sazak ise “Efendim beni bugün mazur gör, çiftlikte işim var, çocukları alıp çiftliğe gideceğim” diyordu.

Neticede Türkeş, Gün Beyi ikna edemedi. “Peki öyleyse ben yola çıkayım” dedi. Kalktı arabasına bindi ve İstanbul’a doğru yola çıktı Gün Beyle ben 15 dakika kadar oturduk, birer çay daha içtik. Rahmetli kalktı. “Haydi Allah’a ısmarladık Mehmet Ağa” dedi. Bana genellikle böyle hitap ederdi. Arabasına bindi. O gün şoförünü getirmemişti. Arabayı kendisi sürerek ayrıldı.

Akşam partiden eve döndüm, yarım saat sonra Hasan Kozan telefonda “Mehmet bey Gün Sazak’ı vurdular” diyordu. Haberi alan Türkeş Bey de ayağının tozuyla gece Ankara’ya dönmüştü acımız büyüktü. Bir değeri kaybetmiştik Türkeş adeta çökmüştü.

Acı, bununla da kalmıyordu. Komünist mihraklar basında çöreklenen yandaşları Gün Sazak’ın Türkeş’e muhalif olduğunu davadan döndüğü için Türkeş tarafından vurdurulduğunu yazacak kadar alçalmışlardı. Partili geçinen bazı kişiler bile Gün Sazak’ın Türkeş’e muhalif olduğunu söyleyecek kadar modaya uyduğunu üzülerek gördüm.

Gerçek bu muydu? Elbette hayır. Her ikisinin de yakınında olan bir kişi olarak gerçeği ilk defa burada yazıyorum. Türkeş Beyle partide yalnız kaldığımız zaman sohbet sırasında söylediği şuydu, insanlar fanidir. Benden sonra davamızın kesintisiz devam etmesi için yerime bir kişinin yetişmesi lâzım diyordu. 1974’te genel sekreter yardımcısı Acar Okan’ı düşündüğünü bizzat bana söylemişti. Bunu yeminle teyit ediyorum. 1976 yılına geldiğimizde ise Türkeş Beyin evlenme konusu gündeme gelmiş ve aralarına kara kedi girmişti. Acar Okan bu konuda muhalefet gösterdi. Aralarında kırgınlık oldu. Acar Bey yönetim dışında kaldı.

1979’a geldiğimizde; aynen bunu da yeminle teyit ediyorum odasında konuşurken söz dolaştı vekalet konusu açılınca “Yerime Gün Sazak Beyi düşünüyorum ve ona güveniyorum” diyordu. Türkeş Bey Gün Sazak’ın kendine muhalif olduğunu bilmeyecek duymayacak kadar gözü kapalı kulağı tıkalı bir insan mıydı ki, kendisine muhalif olan Gün Sazak’ı kendine vekâlet eden 1 numaralı genel başkan yardımcılığında tutsun ve ilerde kendi yerini teslim edeceği kişi olarak düşünsün. Buna kargalar da güler.

Rahmetlinin cenazesi şanına lâyık olarak ülkücülerin tekbirleriyle edebî istirahatgahına tevdi edildi. O gün yurt çapında salalar verildi,. 27 Mayıs ülkücülerin hüzünlü günüydü.

(Kaynak: Mehmet Doğan – Gölgedeki Adam)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir