HER ÖNÜNE GELEN BAŞBUĞ’UN MEZARINA KEPÇE Mİ SALLAYACAK?

Alparslan Türkeş’in mezarındaki tadilat, ortalığı karıştırdı… Tuğrul Türkeş, „Babamın mezarını nasıl açarsınız?“ diye savcılığa başvurdu. „Acaba kemikler yerinde duruyor mu?“’ kuşkusunu ortaya koydu. MHP yöneticilerinin hapis cezasına çarptırılmalarını istedi.

MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı ise, „hayır“ dedi:

– Mezar açılmadı. Sadece kırılan iki adet mermer değişti. Bu işi yapan Ümit Şafak’a teşekkür edilmesi gerekirken, gösterilen bu tepki yanlıştır.

Hatta daha da ileri gitti:

– Tuğrul Türkeş’in bu tavrı, Alparslan Türkeş’in kemiklerini sızlatır. Bu açıklama ile konu daha da gizemli bir havaya büründü.

***

Cihan Paçacı’nın söyledikleri, pek çok soruyu da beraberinde getirdi… Birincisi, Tuğrul Türkeş, mezarın başına gittiğinde, kapakları bile açık gördüğünü söylüyor. Eğer sadece iki adet mermer değişmişse neden bu tavır içine girsin? İkincisi, mezarın açılıp tespit yapılmasını istiyor. Eğer talebi kabul edilirse, her şey ortaya çıkacak. Kimin doğru söylediği net olarak görünecek. Sadece iki mermer değişmişse, Tuğrul Türkeş, böyle bir istekte bulunup kendisini niye riske atsın? Üçüncüsü de, Tuğrul Türkeş babasının mezarının başına geçtiğimiz cumartesi günü gittiğini ve tadilatı gördüğünü söylüyor. Bizim arkadaşlarımız ise, fotoğraf çekmek için önceki gün gidiyorlar. Konulan yasağa rağmen, işçilerin çalıştığını fotoğraflıyorlar. Bu durumda da doğal olarak akla şu soru takılıyor:

– İki adet mermerin değişmesi dört gün mü sürer? Bu soruları çoğaltmak mümkün. Soru işaretleri ve şüpheler, ancak mezar açılırsa giderilebilecek. Aksi taktirde, Alparslan Türkeş’in kemikleri yıllar boyunca tartışma konusu olacak.

***

Tuğrul Türkeş’in iddialarından biri de şu:

– Olay üzerine MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı’yı telefonla aradım. Bana, bu tadilattan hem kendisinin hem de Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin haberinin olmadığını söyledi. Bu iddiayı Cihan Paçacı’ya hatırlattım… Net bir cevap vermedi, ama kabul etti:

– Konu, Genel Muhasibimiz Ümit Şafak’ın görev alanı içine giriyor. O da ülkücü sorumluluğu içinde hareket edip, kırılan mermerleri değiştirmiş. İşte, asıl sıkıntı da burada ortaya çıkıyor… Kendisine MHP Genel Merkezi görev de verse, Ümit Şafak iyi niyetli de davransa sonuç değişmez. Çünkü, Alparslan Türkeş’in kanuni mirasçısı MHP Genel Merkezi değil. Ailesi ve oğlu Tuğrul Türkeş. Böyle bir tadilat için ailenin iznine ihtiyaç var.Ya da en azından nezaketen haber verilmesi gerekir. Bunu yapmadığı için MHP Genel Merkezi’nin şimdi başı ağrıyor. Tuğrul Türkeş kendisine kanunların verdiği yetkiyi kullanarak soruyor:

– Her önüne gelen Başbuğ’un mezarına kepçe mi sallayacak?

***

Dile getirilmiyor, ama kuşkular çok daha derin… Dün, Tuğrul Türkeş’in avukatı Umur Tamur’la görüştüm. „Ben Tuğrul Türkeş’i hiç bu kadar hassas görmemiştim“ dedi:

– Bu hassasiyeti göstermekte haklı da… Babasının kabrinde rahat etmesini istiyor. Ayrıca, günümüzde DNA testlerinden çok önemli sonuçlar elde ediliyor. Bir tırnak ya da kemik parçasının kaybolması, büyük sansasyonlara yol açabilir. Olayın geldiği noktaya bakın: Türkeş’in avukatları, bazı kemiklerin çalınmış olabileceğini ve bunların DNA araştırmaları için kullanılabileceğini bile iddia edebiliyor. „Kim haklı, kim haksız?“ sorusuna gelince… Bu bizim işimiz değil. Buna yargı karar verecek. Biz, ancak ortaya çıkan bu krizin MHP yönetiminin başını çok fazla ağrıtacağını söyleyebiliriz.

Emin Pazarcı

(Yayın.256 – 2005-06-16, 15:17:57)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.