MHP TABANI, AMELE PAZARI MI…?

Türkiye’de medya, yayın organları, sivil toplum örgütleri herkes ama herkes çıra yakıp sol arıyor bugünlerde. Sol nerede? Altına bakılmayan taş, içine girilmeyen çalı kalmadı ama bir türlü ‘sol’ bulunamıyor.

Gerçi Sarıgül, yılanı deliğinden çıkaracak sözü söyledi: ‘Camiyle barışmalıyız!’ Ama duyan kim? Hâlâ kitap sayfalarında ve kulislerde aranıyor bu sorunun cevabı!.. Hadi onların ‘araştırma şirketleri’ var, arayadursunlar; bana ne!

Peki, sağ nerede? Bu soruyu, sağın kalesi olduğunu iddia eden MHP’ye sormanın vakti gelmedi mi hâlâ?.. Evet, 2002 seçimlerine göre bir miktar kıpırdanma var ama yeter mi bu? Aranan o lider hani nerede, ya kurmayları?

Seçim hezimetinden sonra her solcu, kendine göre bir sonuç çıkardı. Son günlerde hangi televizyon kanalında görsem; Kemal Derviş aynı nakaratı söylüyor: ‘Sol, refah seviyesi yüksek, tahsilli ve iyi eğitim görmüş kesim tarafından hüsnükabul görüyor.’ Sol, züğürt tesellisinden öte bir kıymeti harbiyesi olmayan bu sözden bile teselli ararken; eğitim ve kültürün kaynağı olan bir partinin tepe yöneticileri neden susuyor?

Son 30 senedir Türk bürokrasisi MHP’li beyinlerden beslenmiyor mu? Demirel, Özal ve ondan sonra gelen hükümetler; hep MHP’li bürokratlar sayesinde ayakta kalmadı mı? Bu gerçek neden topluma anlatılmıyor? MHP yönetiminin göremediği bu. Ha, bununla kalsa; yine iyi. MHP yönetimi hata üstüne hata yapıyor aslında.Türkiye’de tahsilli olduğu kadar, sanayi ve ticaretle de iç içe yaşayan on binlerce MHP’li iş adamı olduğu ayrı bir gerçek değil mi? Neden konuşulmuyor bunlar? Hadi bunların hepsini geçelim. MHP mensubu olan zümrenin fedakârlığı neden görmezden geliniyor ki? Bugün MHP’nin içinde çeşitli propagandaların etkisinde kalıp da partili olan var mı? Yok! Neden? Çünkü, zaten hepsi memleketini seven, ülkesi için bir şeyler yapmayı sorumluluk sayan, samimi ve kendisini yetiştirmiş dürüst insanlar da ondan. Parti onları değil, onlar partiyi buluyor. İçine girdikten sonra da ‘Benim partim’ diye sımsıkı sarılmaları da cabası. Peki, bu kadar gönüllü ve hiçbir karşılık beklemeden bünyesine giren insanlara parti yönetimi nasıl davranıyor? Konunun can alıcı noktası işte burası!

MHP, kamuoyunda hep bir heyecan ve coşku partisi olarak görüldü. Doğru, fakat, çok eksik bir tanım bu. MHP tabanında tahsil, eğitim, sanayicilik de var hoşgörü, samimiyet, doğruluk, dürüstlük, özveri de… Ayrıca parti; kökü, kültürü ve gelenekleri olan bir parti de. Bu hasletler neden anlatılmıyor? Yönetim zafiyeti var da ondan. MHP tabanı neden bir ‘amele pazarı’ gibi görülüyor. İhtiyacın olduğunda çağır, işi bitince de sırtını dön o garibanlara!..Bugün, MHP yönetiminin silkinmesi gerektiği bir gün. Tabanla diyalog kanallarının mutlaka açılması lâzım. ‘Ey Türk, titre ve kendine dön!’ sloganı şimdi yönetim için atılır oldu, onu da söyleyeyim!.. Kıssadan bir hisse anlayana: “Deprem Dede”, mahalle mahalle dolaşıp depremin zararını anlatıyormuş… Depremi yaşayıp da ders almayanlara ne anlatıyor acaba?

Sezer Metiner

(Yayın.254 – 2005-06-15, 11:54:17)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.