MHP TEK BAŞINA İKTİDARA GELEBİLECEK GÜCE SAHİP

MHP’de başlayan muhalif hareket, Kurultay’ı toplamak için imza topluyor. Önce tüzük, ardından genel başkan değişikliği için düğmeye basacaklar. Bahçeli’ye yakın olarak bilinen Kültür eski Bakanı Namık Kemal Zeybek de artık muhaliflerle birlikte. Zeybek , MHP’deki muhalefeti anlattı.

Bahçeli ile olmuyor, diyorsunuz. Neden?

“Bahçeli ile olmuyor” demeyelim, “Böyle olmuyor” diyelim. Bahçeli söylemini, yönetim biçimini değiştirirse olur. Arkadaşımızdır. Sevginin yanında, Genel Başkan olmasından dolayı saygı duyarız, bunu sürdürmek isteriz.
* Bu işi başlatan arkadaşlarımız meseleyi sağlam yerden yakalamışlar: Türkiye’nin büyük meseleleri var. MHP’nin çok açık, kitlelerin uyanışlarını sağlayacak söylemler geliştirmesi gerekiyor. “Bunlar Genel Kurul’da tartışılsın” diyoruz.

Söylem sorunu mu?

* “Tartışalım” mücerret bir söz. Tartışalım denildiğine göre bugünkü yönetim biçimi ve söylemin beklentilere uygun olmadığı açık. Benim için de böyle. MYK üyesiyim, 1965’ten bu yanada MHP’liyim. Bugün yönetimdeki arkadaşlarla aramda “içtihat” farkı var. Sayın Bahçeli ile konuştum. Ama olaylara yaklaşım farklı.

AB meselesi

* Uygun görmediğim bir söylem var: Türkiye’de AB girme süreci havasında. Giremezsek, dünya batacak. Ne istenirse yapmalıyız. Tabii MHP’nin yönetiminin havası böyle değil. Onlar, “AB’ye girmeliyiz ama onurlu girmeliyiz” diyorlar. Benim ve arkadaşlarımın farkı burada ortaya çıkıyor. Biz kesin olarak, Türkiyenin AB’ye girmesi bir yalandır diyoruz. Yalan üzerine siyaset yapılıyor. Ne onurlu ne onursuz.. Onurumuzdan vazgeçsek bile bizi almaları mümkün değildir diyoruz.

* Almanya İçişleri Bakanı, “Almanya’daki Türkler’in entegresi gerekiyor. En iyi entegrasyon asimilasyondur” diyor. Ama bizden devlet eliyle azınlıklar yaratmamızı isteyip, kriter haline getiriyorlar. Dedelerimizin bir halkı toptan yok eden katiller olduğunu ilan etmemizi istiyorlar ve “Almayız” diyorlar. Bunlara tepki gösteremiyoruz. Niye? AB süreci bozulmasın diye.

Saçmalıktan kurtulalım

* AB giriş süreci denilen saçmalıktan yakamızı kurtarsak daha sağlıklı, saygın ve dostane ilişkiler kurabiliriz. Onurlu gireceğiz söylemi dahi Avrupa’nın oyunlarına hizmettir.

* Sömürgelerde kalıntı olarak var olan Türkçe dışında eğitim sapması sürüp gidiyor. MHP buna karşı. Ama gür sesle dillendiremiyor. MHP var mı yok mu, konular karşısındaki tutumu ne? izlemek de zor. Tekrar ediyorum, mesele, Bahçeli ile olur olmaz değildir. MHP, milliyetçi olmanın ve hareket olmanın gereğini yapsın.

Avrupa düşmanı değiliz

* AB konusunda, “Hayır biz bu işe karşıyız“’ diye ortaya çıkmalıyız. İmtiyazlı ortaklık teklifi var. Verseler verseler zaten bunu verecekler. Ben ve arkadaşlarım Avrupa düşmanı değiliz. İstenmediğinizi biliyoruz ve gelin baştan konuşalım diyoruz. Avrupa’nın emrinde olmayan Türkiye istiyoruz. Onur budur. “Onurlu giriş” ifadesi “olabilir” gibi bir anlam ortaya çıkarıyor.

* Türkiye’ye yönelik ülkeyi bölme, Atatürk çizgisinden uzaklaştırma çabaları var. Bu MHP’nin görevini ağırlaştırıyor. Kim mücadele edecek: Türk milliyetçileri. Bu büyük bir imkan da getiriyor. MHP tek başına iktidara gelebilecek saklı güce sahip. Söylemini netleştirdiği, halka ulaştığı zaman ilk seçimde tek başına iktidara gelir.

Sokağa döküleceğiz

* O güzel ve büyük binada oturarak bu işler olmaz. Halkın içinde olmak lazım. Mitingler bugün değilse zaman yapılacak? Yasalar çerveçesinde sokağa döküleceğiz. Sokakta mücadele gerekiyorsa sokakta, meydanlarda, televizyondaysa televizyonda! “Basın yer vermiyor” mazaret değil. Ortada olmanız lazım. Saklanarak olmaz bu iş.

İmzalar toplanıyor…

* Evet, ben de verdim. Belirli bir sayıya ulaşmak istiyorlar

Kurultay toplanırsa lider tartışması gündeme gelecek. Ramiz Ongun ve sizin adınız geçiyor. Tavrınız ne olur?

* O zaman değerlendirmeyi düşünüyorum. Geçen kongrede çok baskı vardı. Kurtulmak için, “Canım istemiyor” demiştim. Mesele bu değildi elbette. Şuydu, Bahçeli’nin yanında, ona güç vererek partimizi iktidara götürmek mümkün diye düşündüm. Şimdi “Hayır” demiyorum. Yine de mesele bu değil. Yarın Bahçeli istediğimiz tarzda söylemler ortaya koyarsa, etkinlik meydana getirirse problem benim için bitmiştir.

– Yani liderlik değil söylem sorunu var?

* Söylem ve yönetim biçimi. Bahçeli şu andaki tutumunu değiştirirse neden olmasın? Ama umut da görünmüyor.

– Muhalefetin sesi epeyce yükselecek?

* Bu muhalefet değildir. Çünkü asıl ülkücü irade bu harekettir. Bunu ben, Ramiz bey, Ümit bey başlatmadık, taban başlattı. Bildirilerine yüzde yüz katıldığımı ilettim. Sayı belli bir yere gelirse kim muhalefet kim merkez o tartışmalı hale gelir.

Ülkü ocaklarında da kırgın bir grup var mı?

* Ülkü Ocakları tarihinde şerefli iş yapmış bir teşkilattır. Ülkü ocakları bu tartışma içinde yoktur. Kendi tarihi görevlerini yapmakla meşguldür.

Genel Merkez, “MHP barajı aşacak, iyi yolda ama çatlak sesler kan kaybettiriyor” eleştirisi getirdi.
* Kim söylemişse doğru söylemiyor. Partilerin gelişmesi iç hareketle mümkündür. Birbirimizi kırmamak kaydıyla hareketi geliştirir. MHP barajları yıkarak iktidara gelebilecek potansiyale sahiptir. Bu hareket sonuca ulaşırsa -ki ulaşacak- MHP tek başına iktidara gelir.

(Röportaj:Deniz Güçer)

(Yayın.252- 2005-06-14, 18:14:10)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir