Yazar: Dr. Mehmet Güneş

1956 Afşin doğumlu olan Mehmet Güneş, Kahramanmaraş Lisesini bitirdikten sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olmuştur. Biyokimya doktorasını Erciyes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünde yapmıştır. Mehmet Güneş, yaklaşık 30 yıldır Yozgat'ın Sorgun ilçesinde serbest hekim olarak çalışmakta olup evli ve dört çocuk babasıdır.
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Dr. Mehmet Güneş

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Çok Kıymetli Gönül Dostları; Cumanın, Eyyâm-ı Teşrik ile Arefe'nin, hayrının, feyzinin ve bereketinin bir araya geldiği ve Hacc-ı Ekberin idrak edildiği bu müstesnâ ve çok mübârek günde; münâcâtarımızın kabul, ibâdetlerimizin makbul, seyyiatımızın mağfur olması niyâzı, Tevhid ü rahmet ü mağfiret ile Ay Yıldızlı bayrağımız altında, sağlık ve âfiyet içinde nice böyle güzel günlere kavuşmamız duâsıyla… Bâkî muhabbet ve selâm ile… BAYRAM DUASI Allah(c.c.)'a teslimiyetin, tevekkülün, itaâtin, sadakatin ve kurbiyetin ifâdesi ve sembolü olan kurbanın; bizleri Rabbimize, birbirimize, iyiye, doğruya, güzele, rahmete, muhabbete ve berekete yakınlaştırması duâsıyla Kurban bayramınızı tebrik eder, Yüce Allah'tan Türk Dünyasının ve İslâm Âleminin bayramını gerçek anlamda bayram yapması...
BABALAR GÜNÜ
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

BABALAR GÜNÜ

Çok Kıymetli Gönül Dostları; Altınoluk Dergisi'nin 2005 yılı Haziran sayısında yayınlanan ve 1987 yılında Hac farîzasını edâ etmek için çıktığı Mukaddes Yolculuk'ta 35 yıl önce 23 Temmuz günü Kahramanmaraş kafilesinin geçirdiği trafik kazâsında 17 hücâc ile birlikte Hakk'a yürüyen rahmetli babam Celâl Güneş'i (1917 - 1987) anlattığım BEN BİR BABA TANIMIŞTIM başlıklı yazımı; Rahmet-i Rahmân'a yolcu ettiğimiz babalarımızı Fâtihalarla, hayatta olanları da hayırlı ömür, sağlık, âfiyet ve hüsn-i hâtime duâ ve niyazlarıyla yâd ederken, bizim îcâd etmediğimiz bu "gün"de hayır duâya vesîle olması düşüncesiyle kaleme aldığım "Babalar Günü" yazısını; "Et tekrârı ahsen velev kâne yüz seksen" fehvâsınca sizlere tekrâren arz ediyorum.Bâkî selâm ve muhabbetle… BEN BİR BABA TANIMIŞTIM O...
DÜNDAR TAŞER
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

DÜNDAR TAŞER

DÜNDAR TAŞER Bekâ Âlemi'ne gönderdiğimiz, yerlerine yenilerini ikâme edemediğimiz ve "Gittikçe Artan Yalnızlığımız"ın hazin bir yürek yangınına düçâr olduğumuz günlerden bir gün: 13 Haziran 1972 13 Haziran 1972 günü şüpheli bir trafik kazası sonucu rahmet-i Rahmân'a kavuşan; Oğuz Han ahfâdïndan velî bir Türk milliyetçisi, Dört başı mâmur bir insan, Türkiye ve Turan aşkıyla yanan bir tarih ummânı, Millî düşünce ufkumuzun en veciz tercümânı, Gönlüne ve zihnine "Üç Hilâl" tuğrası çekilmiş bir asâlet fermânı, "Din ü devlet, mülk ü millet" diyenlerin yârânı, Ülkücü Gençliğin ruh hamurkârı, "Büyük Türkiye"nin unutulmaz fikir mîmârı, İlmiyle âmil, îmânıyla kâmil bir tefekkür bahârı, Türk'e sevdâlı, Bozkurt edâlı bir aksiyoner, "MESELE"si hep yâdımızda olan ve; "...
GÜL’ÜN ÜFÛLÜ
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

GÜL’ÜN ÜFÛLÜ

GÜL'ÜN ÜFÛLÜ Varlık Sebebimiz, İki Cihan Serverimiz, Sevgili Peygamberimiz Aleyhisselâtü Vesselâm Efendimiz bundan 1390 yıl önce, 8 Haziran 632 Pazatesi Günü "Allâhümme fi'r-refîkı'l-Â'lâ" (Beni Refîk-ı Â'lâ'ya ulaştır) duâsıyla Âlem-i Cemâl'e vuslât için Hakk'a yürümüştü… GÜL MUSHAFLI SEVDÂMIZIN SEMBOLÜ, "ÂLEMLERE RAHMET" OLAN RESULLER RESÛLÜ KÂİNÂTIN SOLMAYAN GÜLÜ'ne yeryüzüne düşen yağmur damlaları adedince salât ü selâm olsun… "Benim iki cihan içre murâdım Ol Hüdâ'dandır /"Ümîdim rûz-i Mahşerde Muhammed Mustafâ'dandır."Lâ-Edrî Bu vesîleyle "GÜL'ÜN ÜFÛLÜ" mevzuunda âcîzâne olarak kaleme aldığım bir Gülnâmeyi bâkî selamlarımla birlikte arz ediyorum. Rasûl-i Ekrem ve Nebiyy-i Muhterem Sallellâhu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri'nin; azîz, pâk, mübârek, münevver, m...
YAŞLILIK
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

YAŞLILIK

YAŞLILIK Ne saçın ağarması, ne belin bükülmesi;Hayattaki gâyenin yitmesidir yaşlılık…Ne yüzdeki çizgiler, ne saçın dökülmesi;İnsanlarda ümidin bitmesidir yaşlılık… Dr. Mehmet GÜNEŞ
HÂL-İ PÜR MELÂLİMİZ
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

HÂL-İ PÜR MELÂLİMİZ

HÂL-İ PÜR MELÂLİMİZ Ülkücülerin bugünkü düştüğü / düşürüldüğü durum karşısında, "Türk-İslâm Ülküsü”nü hayatı ve düşünce dünyası için temel ölçü kabul eden her ideâlist insanın bir durum muhâkemesi yapması gerekir. Çünkü günümüzdeki ülkücülerin pek çok konuda ayrışma, savrulma, başkalaşma, temel ölçülerinden uzaklaşma yaşadığı; kardeşliğimizin, gönüldaşlığımızın, samîmiyetimizin birbirimize olan sevgimizin ve asgarî müştereklerimizin azaldığı âşikâr bir hakikattir. Dünümüz ve bugünümüz açısından; Türk milleti için gönlümüzde yeşerttiğimiz hayâllerimizin, ideâllerimizin hayata yansımasında önemli fikrî erozyonların olduğu ve hayatımızın öncelikli hedeflerinin dünyevîleştiği inkâr edilmez bir gerçektir. Bu günkü hâli pür melalimiz devam ettiği müddetçe bizler ülkücü camia olarak; g...
TÜRKÇEYE TÜRK’ÇE BİR BAKIŞ
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

TÜRKÇEYE TÜRK’ÇE BİR BAKIŞ

TÜRKÇEYE TÜRK’ÇE BİR BAKIŞ İlâhî bir ihsânla aziz Türk Milleti’ne Yüce Rabbimizin bahşettiği ses ve söz bayrağımız olan ve her kelimesinin yüreğinde nice münzevî güzellikler saklanan Türkçe; “Ağzımızda anamızın ak sütü gibi” olup, dilimizin büyülü lisânıdır. Türkçe; bizi birbirimize kenetleyen millî bağ, ruhumuzu ateşleyen kadim çerağ, üç bin yıl önce doğanlarla, şimdiki nesilleri aynı muhabbet sofrasında toplayan büyük bir otağ, sırtımızı yasladığımız dağ ve sır yüklü nice hazînelere sâhip olan Türk’ün turkuaz nişanıdır. Türkçe; bir ulu çınar olan büyük Türk Milleti’nin, en az 5000 yıllık târihî serencamıyla birlikte kıt’alar dolaşan, pek çok kelimesinde bu geniş coğrafyalardan nice sözler, sesler, renkler, âhenkler, râyihâlar ve ışıl ışıl güzellikler yansıyan, zamanın değiş...
ANNELERİMİZ
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

ANNELERİMİZ

ANNELERİMİZ Vatan gibi kutsal, ekmek gibi mübârek, Türkçe gibi nezih, su gibi aziz, gün ışığı gibi tertemiz, gökyüzü kadar engin bir yüreğin sâhibi olan siz, annelerimiz… İnsanlığın neş’e ve saâdet güneşi, muhabbet ve merhametin sönmez ateşi, yuvamızın tüten ocağı, hânemizin şefkat kucağı, evimizin sevgi çerâğı, âilemizin hayat menbağı, “ateşi”, “suyu”, havası”, "toprağı” olan siz, annelerimiz… Dokuz ay boyunca bizleri canıyla, kanıyla besleyen, hayatı evlat meyvesiyle süsleyen, dünya ziyneti olan çocuklara söylediği ninnileri uykusuz gecelere yaslayan, bir eliyle bebeğinin beşiğini, öbür eliyle de dünyayı sallayan siz, annelerimiz… Aydınlıkların bile gıpta ettiği; alnı ak, sevgisi duru ve berrak, tebessümü sımsıcak, “Duyguları bile haramdan uzak” ve her zaman kalbimizin z...
RAMAZAN BAYRAMI
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

RAMAZAN BAYRAMI

Çok Kıymetli Gönül Dostları; ŞÜKÜR BAYRAMI'mızı, Ramazan'ın rûhundan koparmak için ŞEKER BAYRAMI'na tebdil edenlere ve Bayramlarımızı tâtil kasabının elinde kurban ettirenlere inat; bütün gönüldaşlarımın, Türk milletinin ve İslâm Âlemi'nin Ramazan Bayramını kutluyorum. Bu mübârek günler sebebiyle Doğu Türkistan'daki, Kırım'daki soydaşlarımızın, Filistin'deki, Arakan'daki dindaşlarımızın, dünyadaki bilcümle mazlumların ve hassaten Türk-İslâm Dünyası'ndaki kardeşlerimizin kurtuluşuna ve insanlığın huzûruna vesîle olmasını Cenâb-ı Allah'tan niyâz ediyorum. Yüce Rabbimizden cümlemizi hayırlı nice bayramlara eriştirmesi duâsıyla…Bâkî selâm ve en kalbî muhabbetlerimle… GÜLMEYEN DÜNYAYA "GÜL" DEN RENK GELSİN,HAYÂTA YENİDEN BİR ÂHENK GELSİN,BAYRAMLARI TÂTİL ETTİK YILLARDIR;BU BAYRAM ...
GURBETTE BAYRAM
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

GURBETTE BAYRAM

Çok Kıymetli Gönül Dostları;Yıllar önce bir bayram sabahı kaleme aldığım; sıladan ayrılıp, gurbetin melâlini yaşayanların hissiyatını dizelere döken ve gurbetteki bayramların hüzün iklimini terennüm eden birşiirimi, gurbette bayram yapanlara ithaf ediyorum. GURBETTE BAYRAM Hasret şâha kalkar, gözler nemlenir,Yürekte sızıdır gurbette bayram…Efkâr ateşinde hüzün demlenir,Hicrânın közüdür gurbette bayram… Her bayram sabahı artar kederim,Bir gariplik çöker, bin âh ederim,İfâdeye sığmaz düşüncelerim,Bitmeyen dizidir gurbette bayram… Mâtemlerin mekân tuttuğu yerde,Hayâlin sılaya gittiği yerde,Tâkatin tükenip bittiği yerde,Sükûtun sözüdür gurbette bayram… “Bayram gelmiş" diye dile dökülen,Kalpten “kan damlayıp” tele dökülen,Her perdeden ayrı çile dökülen;Bir divan sazıdır gurbette...
KÛTÜ’L-AMÂRE ZAFERİ
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

KÛTÜ’L-AMÂRE ZAFERİ

106 Yıl önce 29 Nisan 1916'da kazandığımız SAKLI KALMIŞ BIR BÜYÜK DESTAN: KÛTÜ'L-AMÂRE ZAFERİ 1.Dünya Savaşı'nda kazandığımız Çanakkale Zaferi, milletimiz tarafından az çok bilinmesine rağmen; maalesef Kûtü'l-Amâre için aynı şeyleri söylememiz mümkün değildir. Zira 29 Nisan 1916'da tarihinde Irak cephesinde İngilizlere karşı kazandığımız Kûtü'l-Amâre zaferi çok az kimsenin bildiği, birçok kişinin hakkında yeterli mâlumat sahibi olmadığı bir büyük destandır. KÛTÜ'L-AMÂRE ZAFERİ; Birinci Dünya Savaşı'nin Irak cephesinde her türlü imkânsızlık içinde mücadele eden Turk Ordusunun 143 günlük çetin bir kuşatmanın ardından; içlerinde 5 general, 476 subay ve toplam 13.309 askerin bulunduğu 6. İngiliz Tümeninin tamamını 29 Nisan 1916 tarihinde kayıtsız şartsız esir aldığı öksüz bırakılmış...
OSMAN BATUR
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

OSMAN BATUR

29 NİSAN 1951 TARİHİNDE ÇİNLİLER TARAFINDAN KURŞUNA DİZİLEN ALTAY KARTALI, UYGUR TÜRKLERİNİN EFSÂNE KAHRAMANI, TÜRKİSTAN'IN DİRENİŞ ADI, KÜRŞAD RUHLU OSMAN BATUR'UN ŞEHÂDETİ, DOĞU TÜRKISTAN'IN HÜRRİYET MÜCÂDELESİ, ÖKSÜZ VE YETİM UYGUR TÜRKLERİ Osman Batur; efsanesini peşinden sürükleyen bir kahramandı. 22 Temmuz 1943’te Altaylar Çinlilerden tamamen temizlenmişti. Bulgun’da yapılan bir törende Osman Batur Altay Kazak Türklerinin Han’ı ilân edildi. Han, mücâdelesini sürdürdü. Altay Geçici Halk Cumhuriyeti Başkanlığına seçildi. 1944 - 1945 yıllarında, Tanrı Dağları’nın kuzeyinde bulunan Doğu Türkistan’daki Kazak Türkleri’nin yaşadığı bölgeleri de Çin istilâsından kurtardı. 1945 yılının Ekim ayından 1947 yılının Şubatına kadar üç vilâyetten oluşan Doğu Türkistan hükümetinin askerî ve m...
KADİR GECESİ
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

KADİR GECESİ

Çok Kıymetli Gönül Dostları; "Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi” nin, kadrini bilenlerden olabilmek için; Bu gece,Mazlumlar unutulmasın… Bu gece,Zaman beyhûde savrulmasın… Bu gece,Ümmet olma şuuru zevâl bulmasın… Bu gece,Doğu Türkistan, Filistin, Kırım, Suriye, Irak, Arakan, Keşmir duâsız kalmasın… Bu gece,Yürekler bir olup kanatlansın… Bu gece,Duâlar gözyaşlarıyla yıkansın… Bu gece,"Günahsız ağızla” yapılan duâlarla arş-ı âzam yankılansın… Bu gece,Fecre kadar mü’minler Cenâb-ı Hakk’ı ansın… Bu gece,Umutlar müjdeli şafaklara dayansın Bu gece,"Allâhümme inneke afüvvün kerîmün tühibbül afve fa’fu annâ.” (Allah’ım! Sen affedicisin, kerem sâhibisin, affetmeyi seversin, bizleri de affeyle.) duâsıyla gönüller “Gül” yüzlü bir sabaha uyansın… Ve inşa...
MÜNACÂT
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

MÜNACÂT

Çok Kıymetli Gönül Dostları;Hepinize hayırlı Pazarlar diliyor, "ortası mağfiret" olan Şehr-i Ramazan'da bu günkü duâmız, şiir diliyle kelimelere döktüğümüz "MÜNÂCÂT" ile Yüce Rabbimize arz-ı hâlimiz olsun. Bâkî selam ile… MÜNACÂT                                         -Ali Şâkir Ergin Hocama- Hayatı doludizgin sürdük karanlıklara,Süveydâlar, simsiyah geceden daha kara,Yâ Rabbî! İmdâd eyle bilcümle günahkâra, Gâfiliz, isyankârız; kulluktan atma bizi;Pişmânız, tövbekârız; nâra dağlatma bizi!.. Nefs atı şâha kalkmış, biz âmâde olmuşuz,Ölümsüz sevdâlardan hep âzâde olmuşuz,Gönüller çöle...
GÜN AKŞAMA YASLANMADAN
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

GÜN AKŞAMA YASLANMADAN

Çok Kıymetli Gönül Dostları;Şehr-i Ramazanın rahmet, mağfiret ve hidâyet yağmurlarının Ümmet-i Muhammed'i sırılsıklam etmesi; Doğu Türkistan, Filistin, Arakan, Kırım başta olmak üzere dünyadaki cümle mazlumların kurtuluşuna, zâlimlerin kahrına, biz âsî mücrim kulların başındaki her türlü sıkıntı, dert ve musîbetlerinin def'ine vesîle olması niyâzıyla HAYIRLI CUMALAR diliyor ve teberrüken GÜN AKŞAMA YASLANMADAN başlıklı bir şiirimibâkî selâmlarımla birlikte gönderiyorum. GÜN AKŞAMA YASLANMADAN O Yâr, aşkın menzîlidir; kalbe muhabbet gerek.Bu sevdâya vuslat için aşk-ı müebbet gerek. Bir 'Mevcud-u Meçhûl' olan Sultanlar Sultanı’nı,Nazargâhta fehmetmeye göze ferâset gerek. Elest Meclisi’nde ervâh, Rabb’e tâbî olurken;Mâverâya yelken açan kula basîret gerek. Kâinâtın her zer...
BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI

Millî Şehidimiz Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemâl Bey’i vefâtının 103. yıldönümünde rahmet, hürmet ve minnetle anıyor, günün anlamına binaen Gâlip Erdem Ağabeyimizin "Boğazlıyan Kaymakamı Kemâl Bey'in Azîz Hâtırâsına" başlıklı o muhteşem yazısını arz ediyorum: "BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI KEMÂL BEY’İN AZÎZ HÂTIRÂSINA" “Tedirgin olmayın, çekingen durmayın, öyle hüzünlü bakmayın. Uzakta kalmayın; yakınıma gelin. Canınızı üzmeyin, saklamaya çalışıp yorulmayın. Hem telaşlanmayın da; hepsini biliyorum… Dünyadaki misafirliğim az sonra bitecek; ebediyetle tanışmaya gideceğim. Hayır! Hiç korkmuyorum… Nelerden mahrum kalacağım, kimlere uzak düşeceğim aklıma gelmiyor şimdi; nelere ve kimlere kavuşacağımı düşünüyorum. Son arzum mu? Var elbette, olmaz mı? Önce bir bayrak istiyorum. Çocuk...
HOŞ GELDİN YÂ ŞEHR-İ RAMAZAN – III
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

HOŞ GELDİN YÂ ŞEHR-İ RAMAZAN – III

HOŞ GELDİN YÂ ŞEHR-İ RAMAZAN - III Yâ Şehr-i Ramazan! Bizler, Senin gelmenle birlikte yeniden; sâlih kul olma şuurunu kıyam ettirme sevdâmızı düşleyecek, mânevî feyzinle âbâd olmaya başlayacak, rahmetinle mâsivâyı boşlayacak, nefsânî hevâ ve heveslerimizi dışlayacak,  beşerî “nâhoşluklarımızı” ve fiilî “sarhoşluklarımızı” bir nebze de olsa terk edip, ıslah-ı nefs istikâmetinde “hoşluğa” tebdîl etme amelini işleyecek olma mutluluğunu yaşayacağız ve sonra korkarım ki yeniden eski hâlimize döneceğiz… Sen bize; “bu hâlinle kal”, “hoşça kal” diye elvedâ edince; inşa’Allah yanılırım ama endişem odur ki, biz yine “hoşça kalmayacağız…” Yâ Şehr-i Ramazan! Sen dünyamızı terk edince, bizler yine nefsi ibrâ ve ihyâ işini kimselere bırakmayacak, dünyevî hayata dâir câzip parantezler açıp; ...
TÜRKEŞ’İ RAHMET VE MİNNETLE…
Dr. Mehmet Güneş

TÜRKEŞ’İ RAHMET VE MİNNETLE…

VEFÂTININ 25. SENE-İ DEVRİYESİNDE BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ'İ, RAHMET VE MİNNETLE YÂD EDİYORUZ Ahmet Hamdi Tanpınar’ın  ifâde ettiği gibi; "Hayat, ölüm için yazılmış bir kasîdeden başka bir şey değildir." Ve ölümü anlamlı kılan da, yaşanan hayatın hayra medâr bir ömür olmasıdır. Başbuğ Aparslan Türkeş’in hayatı da; seksen yılda yazılmış, milyonların zihninde ve gönlünde derin izler bırakmış uzun bir kasîdedir. Fakire göre bu kasîdedeki beytü’l-kasid ise; Türklük Bedenimiz, İslâmiyet ruhumuzdur, ruhsuz beden ceset olur.  ve  Ben Türk Milletini; sokaklarda ıspanak fiyatına satılan demokrasiye, rüşvet ve hileyle çiğnenen, çiğnetilen hukuk düzenlerine, ahlâktan mahrum bir hürriyete, tefeciliğe, karaborsaya yer veren bir ekonomiye çağırmıyorum. Türklük şuur v...
HOŞ GELDİN YÂ ŞEHR-İ RAMAZAN – II
Anılar, Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

HOŞ GELDİN YÂ ŞEHR-İ RAMAZAN – II

Hoş geldin Yâ Şehr-i Ramazan, fakat hoş bulmadın bizi… Bu Ramazanda da, kanadı kırık coğrafyamızda yine yalnızız, yine yorgunuz, yine yürekten vurgunuz… Çünkü her yanda; umutları, hayâlleri, ideâlleri, istikbâlleri çalınan; hür irâdeleri, her türlü hakları, demokrasi talepleri ellerinden alınan; çağdaş putların, Nemrutların, Tagutların insafına âmâde kılınan Müslümanlar karşımıza çıkıyor. Ne yazık ki, çok uzun zamandır İslâm coğrafyasında; atâlet, rehâvet, cehâlet, dalâlet, gaflet ve hıyânet hep iç içe yaşıyor. Dinmiyor bir türlü “Nazlı Hilâl”in gözyaşı… Ne yana baksak o yanda; hasretin hicrâna, hicrânın hüzzâma dönüşüne şâhit oluyoruz… Söğüt’ten filiz verip cihâna yayılan, “Veliyyü külli mazlumîn” (Bütün mazlumların koruyucusu, hâmisi, dostu) olan, ancak 20. yüzyılın başında gurûb ...
HOŞ GELDİN YÂ ŞEHR-İ RAMAZAN – I
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

HOŞ GELDİN YÂ ŞEHR-İ RAMAZAN – I

“Müjde mü’minler size, ihsân-ı Rahmân’dır gelen. Şânına tazim için bu mâh-ı gufrândır gelen. O’ndadır feyz-i hidâyet, O’ndadır afv-ü kerem. Kadrini bil mevsimi inzâl-i Kur’ân’dır gelen” Hoş geldin ey vahyin nâzil olduğu mübârek Kur’ân ayı… Hoş geldin ey ‘bir ömre bedel bir gece’ye ev sahibi olan gufrân ayı… Hoş geldin ey “rahmet, mağfiret ve cehennemden kurtuluşa vesile olan” sınırsız ihsân ayı… Hoş geldin ey günahların hazan mevsimi, sevapların harman ayı… Hoş geldin ey gönülleri nûra doyuran, yüreklere “Gül” kokuları duyuran Ramazan ayı… Hoş geldin ey on bir ayın sultanı… Hoş geldin ey orucun farz kılındığı, yılın en kutlu zamanı… Hoş geldin ey ayların en fazîletli olanı… Hoş geldin ey huşû, hayır ve bereket ummanı… Hoş geldin ey; canımızı Hakk’ın yoluna koymaya, kalbimizde O’...
VAKTİ AKŞAM EYLEME
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

VAKTİ AKŞAM EYLEME

VAKTİ AKŞAM EYLEME Kalbi vîrâne kılıp dünyaya râm eyleme,Kıbleden uzaklaşıp vakti akşam eyleme… Zamana yenik düşer insanoğlu zamansız,"Uykudan uyanmadan" ömrü tamam eyleme… Son rüzgâr sonbaharda son düğümü çözmeden,Kurtuluşa ferman var, hükm-i îdâm eyleme… Su başında susayıp, güneşte serinlersin,Melâl-i hüsran ile fasl-ı hüzzâm eyleme.. Alnımız secdedeyken Arş-ı Âlâ'ya değerKula kul olanlara durup kıyâm eyleme… Bir ömürlük "âh" ların sonu "eyvâh" olmasın,Gel!.. "Çıkmaz sokaklarda" arz-ı endâm eyleme… "Eslim teslem"(*) sırrıdır derd-i kalbin devâsı,Ebedî aşka giden yolu hitâm eyleme… Allah için sevmeyen aşkı nerden bilecek,Günahkâr sevdâlarla hayâtı gam eyleme… Gülün gölgesindeki toprak bile gül kokar"GÜL" e meftûn olmayan aşkı ilhâm eyleme… Ellerim yaprak...
TÜRKÜLERE DESTAN
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

TÜRKÜLERE DESTAN

-Oğlum Dr. Ahmet Kürşad’a- - I - Yanık yüreklerden yâre yakılan,Bir içli destandır bizim türküler.Gönülden çağlayıp dile dökülen,Kutlu bir fermandır bizim türküler. Bir dut dalı can bulunca ellerde,Yaslayıp başını yatar kollarda,Hangi duygu dile gelmez tellerde,Bağlamaya şandır bizim türküler. Saz ustası; üstâdından el tutar,Yüreklere mızrap vurur, tel tutar,Perdelerde uzun ince yol tutar,Cihânı seyrandır bizim türküler. Asırların nefesinden iz vardır,Sevdâ ateşinden kalmış köz vardır,Her “âh” ın içinde bin bir söz vardır,Ehline ayândır bizim türküler. Türkü vardır; şâhı dize getirir,Türkü vardır; Kaf Dağı’nda oturur,Türkü vardır; bizi alıp götürür,Bir tayy-i mekândır bizim türküler. Bir pîrin bâdesi, bir dost selâmı,Bir şiir nefesi, bir aşk...
YORGUN DUYGULARIM
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

YORGUN DUYGULARIM

Çok Kıymetli Gönül Dostları Yıllar yılı değişmeyen hüzün dolu duygularımızı dile getiren eski bir şiirimi, hayırlı dileklerim ve bâkî selâmlarımla birlikte gönderiyorum. YORGUN DUYGULARIM Tuna’da öksüzüm, Kudüs’te yetim,Bitmeyen derdime ağıt yakarım.Gurûb etmez vatandaki gurbetim,Üzüntümü mısralara dökerim. Yazda zemheriyi yaşayan benim,Kırım’ın derdini taşıyan benim,Keşmir sıcağında üşüyen benim,Filistin’de dişlerimi sıkarım. Her akşam, her sabah gökyüzü kanar,Doğu Türkistan’da yüreğim yanar;Urumçi’de yalnızlık var, zulüm var,Dertlerimi gözyaşıyla yıkarım. Îrak, ırak değil; çok yakın bize,Bu hicrânı nasıl anlatsam size,Haçlı, hançer vurur yüreğimize,Suriye’de insanlıktan çıkarım. İnim inim inler, Kerkük hasta mı?Boynu bükük “Karanfil” im yasta mı?“Ayrılık” türküs...
KÂR ETMEZ
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

KÂR ETMEZ

KÂR ETMEZ                                                                   Oğlum Dr. Yâsin Celâl’e “Dönülmez akşamlarda”; dersen “eyvâh!”, kâr etmez!..“Azıksız çıkma yola”, beyhûde “vâh!”, kâr etmez!.. Batan ömür güneşi yalnız Mahşer’de doğar,Şafaktan medet umma, gelen sabah kâr etmez!.. Azgın nefsin elinde çark olup çevrilirken;Îmân nûru sönerse, ne yapsan âh, kâr etmez!.. Bir zindan karanlığı hükmeder yüreğine;Dünyaya esir olma, mala tamah kâr etmez!.. ...
HAREMEYN’E VEDÂ EDERKEN
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

HAREMEYN’E VEDÂ EDERKEN

HAREMEYN’E VED EDERKEN -“Gittiğiniz yerlere bizden selâm götürün!” diyen cümle gönül dostlarına- Kutsal Topraklardan, kalb-i cihandan,Fâni dünyadaki aslî vatandan,“Beledü’l-emîn” den[1]*,“Dârü’l-îman”dan[2];Size Beytullah’tan selâm getirdim. “Ekin bitmez vâdî”deki[3] nâleden,Rahmet çağlayanı bir şelâleden,Kâbe’den, o eşsiz Siyah Lâle’den;İlâhî dergâhtan selâm getirdim. İhrâma bürünüp yola çıkandan,Beyaz bir sel gibi Beyt’e akandan,Aşk odunda günâhını yakandan;Âgâh-ı felâhtan selâm getirdim. “Lebbeyk!”[4] nidâsıyla Kâbe’ye varan,Yürekten “Hû” çekip Hakk’a yalvaran;Işık yüzlü, yağmur gözlü kullardan, Ehl-i Zikrullah’tan selâm getirdim.  Ummanda katreyiz, damlada deniz,Beyt’in etrâfında nurdan hâleyiz,Pervâne misâli dönüyorken biz,Semâvî semahtan selâm ge...
RÜTBESİZ BİR MAREŞAL: GÂLİP ERDEM
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

RÜTBESİZ BİR MAREŞAL: GÂLİP ERDEM

12 Mart 1997 günü Hakk’a yürüyen Gâlip Erdem Ağabeyimizi; rahmetle anıyor, hasretle arıyor ve aziz hâtırasını hürmetle yâd ediyoruz...  Şeyh Edebâli’nin dediği gibi “İnsanlar vardır, şafak vakti doğup, akşam ezânında ölürler...”  Kendilerine tahsis edilen ömrü tamamladıktan sonra, bu fânî dünyadan göç edip, bâkî âleme vâsıl olurlar... Bu insanların büyük çoğunluğu, hayata ve topluma dâir önemli izler bırak/a/madıkları için geceye misafir olan akşamla birlikte unutulup giderler. Bir kısım insan da vardır ki; yaptıkları, yaşadıkları, yaşattıkları ve yazdıklarıyla tarihe, topluma ve insanlığın hafızasına derin izler bırakır; geceye karışıp gitmez, nisyana terk edilmez, geceleri yırtan müjdeli bir şafak gibi hayatiyetini devam ettirir, hatırlanır, aranır ve yâd edilirler... ...
MUHSİN BAŞKAN
Biyografi, Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

MUHSİN BAŞKAN

KIBLE YÜREKLİ, “GÜL” GÖNÜLLÜ, HİLÂL BAKIŞLI, HZ. HAMZA DURUŞLU, TURAN DÜŞÜNCELİ BİR GÜZEL İNSAN: MUHSİN BAŞKAN Hayat denilen; beşikle mezar arasında yaşanan ve  “ölüm için yazılmış bir kasîde”den ibâret olan  “ömür” yolculuğunu bitiren her insan, fânî dünyadan bâkî âleme göçerken ardında bir takım izler bırakır.  İzler vardır; yürüyenin ardından silinir, ondan geriye hiç bir belirti dahi kalmaz. İzler vardır belli bir süre yıllara mukâvemet eder, ancak zamanla silinip gider. Bir kısım insan da vardır ki, yaptıkları, yaşadıkları, yaşattıkları ve yazdıklarıyla tarihe ve insanlığın hâfızasına derin izler bırakır, gün akşama yaslanınca geceye karışıp gitmez, nisyâna terk edilmez, geceleri yırtan müjdeli bir şafak gibi hayâtiyetlerini devam ettirir,  adını tarihe,...
HÜZÜNLER “GÜL” KOKUYOR
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

HÜZÜNLER “GÜL” KOKUYOR

Çok Kıymetli Gönül Dostları; 25 Mart 2009 günü Hakk'a yürüyen  ŞEHİT MUHSİN YAZICIOĞLU'na Fâtihalar göndermeniz temennisiyle, 13 yıl önce kaleme aldığım HÜZÜNLER "GÜL" KOKUYOR adlı şiirimi bâkî selâmlarım ve kalbî muhabbetlerimle birlikte sunuyorum. HÜZÜNLER “GÜL” KOKUYOR* Kalpler yine mâtemde, gönül perişân oldu,Ak saçlı dağlardaki umutlar bî-cân oldu,Hüzünler “Gül” kokuyor, ilkbahar hazân oldu… “Üşüyorum” desen de dağları yol eyledin;“Sonsuzluğu” düşündün, “Dikeni Gül Eyledin.”** Emr-i İlâhî böyle, her insan göçer bir gün,Mutlak hitâma erer “gurbet”teki bu sürgün,Ölüm “sıla”ya köprü, âşıklara toy-düğün; Bir vuslat şafağına zirveden el eyledin;“Gül”e pervâne oldun, “Dikeni Gül Eyledin.” Takdîre tedbîr olmaz, mukadder bir kader var,Son yolculuk biterken yepye...
“ÇANAKKALE”, “GÜL” KOKULU BİR “ELİF” KIYÂMIDIR
Dr. Mehmet Güneş, YAZARLAR

“ÇANAKKALE”, “GÜL” KOKULU BİR “ELİF” KIYÂMIDIR

Eskilerin; “İhtiyar dünya kuruldu kurulalı şu ‘Boğaz Harbi’nin eşi benzeri hiç görülmedi!” dediği Çanakkale muharebeleri; İslâm’ın varlık-yokluk mücâdelesini veren Mehmetçiklerimizin, Boğaz’ı geçmek isteyen Haçlıların son teknolojiye sahip donanmalarını ve yedi düvelden oluşan ordularını; her türlü yokluğa, yoksulluğa, silah ve mühimmat eksikliğine rağmen; Allah(c.c.)’ın inâyeti, îman gücü ve vatan aşkıyla denizde ve karada yendiği çok stratejik birsavaş ve “Tarihin en zor meydanı”[1]dır. Mehmet Âkif’in; “Şu Boğaz Harbi nedir, var mı ki dünyada eşi”[2]  diye ifâde ettiğiÇanakkale Savaşı, Deniz ve Kara Muharebeleri diye isimlendirilen iki büyük mücâdeleden oluşmuştur.  Bu çetin savaşın birinci merhalesi; Çanakkale Boğazı’nda yapılan “Deniz Muharebeleri” olup,  Îtilaf ...